Tuesday, December 12, 2017 20:44

VAHŞİ BİR CİNAYET

Perşembe, Şubat 12, 2009, 10:43
Bu Yazı MANŞET Kategorisinde ve 8 Yorumlar var.

Görgü tanıklarından elde ettiğimiz bilgilere göre gazetemiz çalışanlarından Mürüwet Tuncer, 28 Ocak 2009 günü öğlen sularında ayrı yaşadığı erkek arkadaşı Cengiz Işıko tarafından katledildi. 34 Elkwood Drive’da kızkardeşi Merve ve eniştesi Hasan Coşgun’un evlerinin bir bölümünü oğlu Devrim Can ve kızı Gonca’yla paylaşan Tuncer, her zamanki gibi öğle yemeği için eve geldi. Cinayeti önceden planladığı iddia edilen  Işıko, kapıyı açan 13 yaşındaki Rümeysa’ya saldırarak beş yerinden bıçakladığı, daha sonra içerdeki Mürüwet Tuncer’in boğazını kestiği kaydedildi. Katil zanlısının vahşet düzeyindeki cinayeti işledikten sonra soğukkanlı bir şekilde evi terkettiği anlatıldı. Can havliyle kendini dışarı atan Rümeysa, “Please help me, I do not want to die, I am stabbed – Lütfen bana yardım edin, ölmek istemiyorum, bıçaklandım-” diye bağırarak yardım istemiştir. 72 yaşındaki bir bayanın gelinini araması sonucu McMaster Üniversitesi Sağlık Merkezi’ne kaldırılan Rümeysa derhal ameliyata alındı.

 

Cengiz Işıko kütüphanede yakalandı

 

Portakal rengi elbiseyle eve geldiği iddia edilen Işıko, cinayetten sonra York Bulvarı üzerindeki kütüphaneye gitti. Resminin katil zanlısı olarak duyurulmasından sonra ihbar edildi ve cinayetten 6 saat sonra polis tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Işıko hakkında kasten adam öldürmek ve adam öldürmeye tam teşebbüsten dolayı dava açıldı. Polis, çevrede oturanlardan portakal rengi elbisenin ve cinayette kullanılan bıçağın bulunması için yardım istedi.

 

 

Rümeysa’yı hastahanede ziyaret ettik

 

31 Ocak günü Rümeysa’nın kaldığı hastahaneye gittik. Yoğun bakımda olan Rümeysa’yı görmemize izin verilmedi ancak anne ve babasıyla 3 saat kadar bir arada bulunduk. Kederli aileye kızkardeşi için gazetemiz adına baş sağlığı diledik. Gazetede ablasının yazdığı yazıları gördükten sonra Merve daha çok üzüldü..  

Hastahanede görüştüğümüz Hasan Coşgun, Cengiz Işıko’yu evlerinden çıkarken gördüğünü ve buna bir anlam veremediğini söyledi. Rümeysa, babasının elinin içine Cengiz’in ismini çizmeye çalışmış.

2 Şubat’ta Rümeysa’nın annesi Merve, kızlarının yoğun bakımdan çıkartılarak normal odaya alındığını söyledi. Rümeysa’nın yaşama dönmesi ailesi ve akrabaları için acının yanında müthiş bir sevinç kaynağı oluyordu.

4 Şubat günü yapılan cenaze töreninden sonra Rümeysa’yı kendi odasında ziyaret ettik. Ağrıları vardı ama tehlikeyi atlatmıştı. Kendisini 14. yaş gününde taburcu olarak görmek istediğimizi belirttikten sonra hastahaneyi terkettik. 

 

Çelişkilerle dolu bir kişilik Cengiz Işıko 

 

Mürüwet hanım 2007 yılının yazında annemi 980 Upper Ottawa’daki evlerine davet etmişti. Cengiz Işıko anneme gayri ciddi şakalar yapınca çok kızmıştı. Cengiz’in hareketleri bize de çok garip gelmişti. Örneğin, bizim önümüzde başka bayanlardan bahsetmesine çok şaşırmıştık. Mürüwet hanımın gazeteyle ilgilenmesini kıskanmıştı. Kendisine ait bir yazısının da Le Monde Gazetesi’nde yayınlandığını söylemişti. Annem ondan sonra Cengiz’i hep deli diye çağırmaya başladı. Cengiz Işıko’yu bu ziyaretten 1 ay sonra Tim Hortons’da gördüğümüzde Mürüwet Tuncer’le arasındaki ilişkinin bittiğini anladık. 1 Ağustos 2007’de başka bir apartmana taşınan Işıko, ayrı yaşadığı Mürüwet Tuncer’e tehdit mesajları attı ve kötü sözler sarfetti. Gece yarıları Tuncer’in el telefonuna tehdit içeren mesajlar attı. Bu tehdit mesajlarından dolayı Tuncer korkuya kapıldı, uykuları kaçtı ve çok üzüldü. Tuncer’in bulunduğu ortamlarda görünerek kendisini rahatsız etti. Cengiz Işıko’nun bu davranışları polise rapor edilmesine rağmen bir netice alınmadı. Akrabaları ve bazı görgü tanıkları polisin bu cinayeti önleyebileceğini vurguladılar. Geçen sene içinde oğlunun gittiği okul müdürünü devreye sokarak kız arkadaşıyla barışmak istedi ancak olmadı. Dışarıya karşı entel takılan ve mükemmel görünmeye çalışan ama kendi içinde çelişkilerle dolu bir kişilik Cengiz Işıko. Kanada’da kendini oldukça yalnız hiseden Işıko mutlu değildi. Oğlunun ismini Devrim Can koyan ama içinde beslediği canavarın büyümesine izin vererek başkalarına zarar verecek bir konuma geldiği anlaşıldı.  

 

Maria’lı Dakikalar artık yaşamıyor

 

Kendisi gazetemizde yazı yazmak istediğinde ve gazetemizi Hamilton’da dağıtacağını söylediğinde müthiş sevinmiştim. Aile problemleri yüzünden yazı yazmayı bırakınca üstelemedim. Bir ara Cengiz’le olan problemlerini sorduğumda “o pislikten kurtulduğum için seviniyorum” demişti. Söz verdiğim için Cengiz’le olan problemleri hakkında bir daha soru sormadım. Kurtuldum dediği şahış maalesef 28 Ocak’ta katil zanlısı olarak piyasaya çıktı.

 

Aydınlar bile kurban olmaktan kurtulamıyorlar

 

Mürüwet Tuncer, toplumumuzdaki çoğu bayanla karşılaştırıldığında aydın bir bayandı. Bayanlar olarak kendi aralarında örgütlenip etkinlikler yapıyorlardı.Yazı yoluyla birşeyler üretiyordu. Happiness of Children adlı grubun parçası olarak çocuklara yönelik faaliyetlerin içindeydi. Göçmenlere ve ilticacılara yardım eden SISO’da gönüllü hizmetlerde bulundu. Bütün bunlara rağmen kendisi bile vahşi ve acımasız şiddetin kurbanı olmaktan kurtulamadı. Aile ortamını yansıtan yazısı aslında kendi yaşantısından başka bir şey değildi.

 

Merhaba sevgili Yeni Hayat Okurlarım,

Sizlerin anlayışına sığınarak “aile ortamı” hakkında yorumlarımı aktarmaya çalışacağım.
Amacım ne fedakar annelerimizi, ne de yuvamızın bekçileri olan babalarımızı yargılamak
yaralamak, onlara saygısızlık yapmak değildir. Dileğim susan, kanayan yüreklerin, karanlıkta kaybolmaya mahkum edilen isteklerin mum misali ışık saçan kalemi olup kutsal mekanımız olan yuvamızdaki kanayan yaralarımızı elimizden geldiğince hep birlikte bir anlayış çerçevesi içerisinde sarabilmektir.

 “KURU SOĞANI KIRIP, EKMEĞİNE KATIK YAPAN” kültür anlayışıyla yetişen bizler her
sorunun altından el ele verip, ilerleyeceğimiz yerde “fındık kabuğunu bile doldurmuyor” diyerek sorunları küçümsememiz ne yazık ki gerilememize sebeb oluyor. “Böyle gelmiş,böyle gidecek” anlaşıyla, “fındık kabuğunu, doldurmaz” dediğimiz sorunlarımızı zamana ve kaderciliğe bırakıp, çözümleneceğini ümit etmek kendimizi kandırmak demektir!…
Oysaki ufak deyip hiç bir zaman gündeme getirmediğimiz problemlerimiz kurulu yada kurulacak olan yuvamızı derinden sarsabilir.. Yüreği sevgi dolu, yuvası için hiç bir fedakarlıktan kaçmayan kadınlarımız, yemek pişirmek, temizlik yapmakla acaba aile içindeki görevlerini yapmış oluyorlar mı? Ya siz beyler, kar kış demeden karınca misali yuvanıza getirdiğiniz bir lokma ekmek parası ile görevinizi yerine getirdiğinizi mi sanıyorsunuz?
Bir kaç saniye durun düşünün bakalım!!..Eşler olarak birbirimize şart koştuğumuz görevlerden başka ne verebiliyorsunuz? Neleri paylaşıyorsunuz?
Kutsal mekanın kurucuları olan hanımlar ve beyler aramızda paylaşılacak güzelliklerin farkında mısınız?
Herşeyden önce kadın-erkek eşitliğinde yapı olarak kadının ve erkeğin aynı ruh yapısına sahip olduğunu kabul edersek, ilk adımları güvenli ve sağlam atmış oluruz. Maddi
ve manevi tüm sorunları el ele verip birlikte çözüm yolları aramak, düşüncelerimizi ve duygularımızı saygı çerçevesi içerisinde paylaşmak, saadetimizi arttıracağı gibi “hayat üniversitesine” atılacak biricik yavrularımıza da en güzel davranışı sunmuş olacağız.
Sevgili YENİ HAYAT okurlarım, bügünün küçüğü olan minik yavrularımızın yarının birer anne-baba adayları olduğunu unutmayalım. Onların minik yüreğine atılan ilk tohumlar yarınlarda sevgi, saygı, inanç, doğruluk ve anlayış meyveleri olarak yeşerecektir.

Anlayana sivri sinek saz, anlamayanada davul zurna bile az…..
Paylaşmak, dertleşmek ve yüreğinizdekileri gün ışığına çıkarmak istiyorsanız sorunlarımızı elele verip çözüm yolları bulalım diyorsanız ben buradayım, 24 saat sizinleyim..
E-mailimle bana ulaşabilirsiniz. Sizlerin e-mailleri ve kendi yorumlarımla birlikte görüşmek üzere
sevgi ve anlayış dolu günler sizin ve sevdiklerinizin olsun……..
 
                                                                       mmaria_mt@hotmail.com

 

Mürüwet Tuncer evliliklerinde şiddetle tanıştı

 

Sivas ilinin Koyulhisar ilçesinin Kızılelma köyünde dünyaya gelen Mürüwet Tuncer’in 3 kız ve bir erkek kardeşi var. Kızkardeşlerinden Merve ve Münevver şu anda Kanada’nın Hamilton şehrinde yaşıyorlar.

Lisede okurken Fransa’da yaşayan ilk eşi İsmail Aydın kendisiyle evlenmek istediğinde kabul etmedi çünkü üniversiteye gidip avukat olmak istiyordu. Çevresinin baskısı sonucu ilk eşiyle evlenen Mürüwet Tuncer, Fransa’ya yerleşti. İlk evliliğinden Ulviye, Hüseyin ve Gonca isminde çocukları oldu. Eşinden ayrılmak istediğinde karnından bıçaklandı. Hapishanede dokuz ay yatan İsmail Aydın, Mayıs 2004 tarihinde aniden öldü. Fransa’da aslen Erzincan’lı olan Cengiz Işıko’yla tanışan Tuncer Mart 2005’te Kanada’ya gelip iltica talebinde bulundu. Işıko ise Ocak 2005’te Kanada’ya iltica talebinde bulundu. Daha 2005 yılında Cengiz Işıko tarafından dövülen Tuncer çocuğunu düşürdü ve shelter’a sığındı. Cengiz Işıko’yla tekrar barışan Tuncer’in bu evliliğinden Devrim Can (4) isminde bir oğlu var.

 

Mürüwet Tuncer’le Nisan 2007’de tanıştım

 

2007 yılında gerçekleşen 23 Nisan etkinliğine gazete olarak davet edildiğimizde Mürüwet Tuncer’le tanıştım. Gazetemizin çizgisini beğendiği için yazı yazmaya karar verdi. Konuyla ilgili olarak bana gönderdiği e-mailde şunlar yazılıydı:

Merhabalar,
 
Dün size gönderilen e-maili bana e-mail adresi çıkartıldıktan sonra kızkardeşim tarafından  gönderildi. Dilerim eksiksiz elinize geçmiştir. Şu anda kütüphaneden size ulaşmaya çalışıyorum. Adım Mürüwet Tuncer’dir. Yazılarımda takma isim olarak “Maria’yı” kullanmak istiyorum. Sizinle 23 Nisan Kutlaması’nda tanışmıştık. Sizi sonra telefonla arayacağım ama önceden haber vermek istedim. Rumuz olarak “Maria’lı Dakikalar” yazalım diyorum siz ne dersiniz? Rumuzun hemen altına her yazımda bir şiirimi logo gibi kullanmayı düşünüyorum. Rumuzla beraber e-mail adresimi de bir zahmet yazın. Süleyman abi tekrar sağlıcakla kal, herşey ama herşey gönlünce olsun.
Mürüwet Tuncer,  12 Haziran 2007

 

Nedenini bilmiyorum (o benim eksikliğim çünkü sormamıştım) kendisi Maria’yı çok sevmişti. Biz de onu çok sevdik. Bana en az 30-40 arası e-mail göndermişti. Ama her defasında karşımda gerçek bir hanım efendi vardı. Bu güzel insanın kaybı kalbimi derinden yaraladı ve beni derin bir acıya sevketti. Maria’lı Dakikalar artık yok ama onun anısı hep canlı kalacaktır. Onu şimdiden çok özledik.

Yazılarında logo olarak kullanmak istediği şiirini sizinle paylaşmak istedim:

MARIA`LI DAKİKALAR…

ben bir minik kuştum

daha ucmasını ögrenmeden

uçurdular beni yuvamdan

kırdılar kanatlarımı

ama umutlarıma dokunamadılar

ne kadar tamir etmeye çalışsamda

yine kırdılar , yine kırdılar

ama şu an uçuyorum

sormayın sakın bana

`kanatsız kuş uçar mı `

işte size ispatı

kanatsız halde uçuyorum

umut dolu yarınlara…

                        16 Haziran.2001 , Fransa

 

 

 

Merhaba Süleyman abi,
               
Gazeteleri aldım, teşekkür ederim. Annenize saygı ve hürmetler.
İyi günler.        

M .Tuncer,  24 Temmuz 2007

 

Merhaba Süleyman Abi

Nasılsınız, annenizi yolcu ettiyseniz Allah kavuştursun.
Gazete çıktı mı? Çıktıysa bana yollar mısın.
Saygılarımla, görüşmek dileğiyle esen kalın..
18 Temmuz 2007

 

Merhaba Süleyman abi, nasılsın iyi olmanız dileğiyle,Yazımı gönderdim, fakat fotoğrafı yollamayı başaramadım. Şimdi tekrar deneyeceğim eğer olmazsa yarın sabaha kadar bana süre ver. Tekrar belirtmeme gerek varmı bilmiyorum ama unutulmuştur düşüncesiyle ben yine bir hatırlatmada bulunmak istiyorum. Şiirimi yazımın başına ve e-mail adresim de yazılsın. Görüşmek üzere
Annenize saygılarımla…….

4 Temmuz 2007

 

Kurban Bayramı’nın üçüncü gününde düzenledikleri bir etkinlik öncesindeki duygularını şöyle dile getirmişti:

 

Tekrar merhaba Süleyman abi,
Bugün malum benim için büyük ve zorlu bir gün olacak (Dj lik-program sunuculuğu-çekilişler -süprizler). E-maillinizle bana güç kattınız, sağolun. Çocuklarım ve ben tatile girmenin heyecanını ve sevincini yaşıyoruz. Gonca ve Devrim Can’dan size kucak dolusu selamlar. En son gördüğümde Cengiz Bey de iyilerdi ama sanırım telefonunu kapatmış. Gecemizi en ince ayrıntısına kadar size bildireceğim.
Tekrar görüşmek dileğiyle sağlıcakla kalın.
Mürüwet, 22 Kasım 2007

 

Sevincini benimle paylaştığı bir e-mail:

 

Tekrar merhaba

İyi haberinizi alınca sevindim.

Yazılarım hemen hemen hazır gibi.

Size de bahsettiğim gibi yapılan gece hakkında haberlerim olacak ve bir kaç resim de göndereceğim. Bir de yeni yıla girdiğimiz ilk günlerde yeni yıl dileklerimle ilgili yazım olacak.

 Bu konu hakkında siz ne dersiniz efendim?

Sizin cevabınız doğrultusunda gerekeni yapacağım.

 Birşey daha eklemeden geçemeyeceğim. Tesadüfen gazetemizin adını yazıp nete girince

sitenin olduğunu gördüm, Yazarlar kısmında adımı görünce çok mutlu oldum.

Duygularımı sizinle paylaşmak istedim. Teşekkür ederim.

Saygılarımla.

 

From: Sdersim62@aol.com

Sent: Sunday, January 06, 2008 10:02 PM

To: mmaria_mt@hotmail.com

Subject: Re: Selam

 

From: Sdersim62@aol.com
Date: Sat, 22 Dec 2007 09:33:30 -0500
Subject: Re: bayramin 3 uncu gunu eglencesi
To: mmaria_mt@hotmail.com

2007 yılındaki Kurban bayramı vesilesiyle kendisine gönderdiğim mesaj ve kendisinin bana gönderdiği e-maili sizlerle paylaşmak istedim.

Merhaba Mürüwet hanım,

Sizden uzun bir aradan sonra haber almak güzel bir şey. Bir ara Cengiz’e mesaj attım ama cevap alamadım. Ümit ederim sizin cephede yaramaz bir şey yoktur. Gazete oldukça iyi gidiyor. Neredeyse birinci yılına gireceğiz. Gazetemiz çok iyi kabul görüyor. Hamilton’dan sizin de katkılarınız olursa çok sevinirim. Bu anlamda gazetenin doğal muhabiri gibi bize haber ve fotoğraf gönderirseniz sevinirim.

Sizin ve Ailenizin Kurban Bayramını kutlar, en içten sevgilerimi sunuyorum.

Not: Sağolsun Şengül hanım bayram mesajı göndermişti ancak bu etkinlikten bahsetmemişti. Annem 20 Eylül’de Türkiye’ye gitti. Arada bir soruyor o deli oğlan yani Cengiz ne yapıyor diye.

Süleyman Güven

 

Merhaba Suleyman abi,
Uzun zamandır görüşemedik fakat bıraktığınız gazeteleri aldım.
Dilerim herşey gönlünüzcedir bu arada Kurban Bayramınız da kutlu olsun.
Bizler yani 7 anne geçtiğimiz dönemden itibaren sizinde geldiğiniz 23 nisan faaliyeti gibi yavaş yavaş daha değişik ve farklı projelere imza atmaya çalışıyoruz. Kısacası Kurban Bayramı kutlaması adı altında bayan arkadaşlarımızın özlemini çektiği bir gece düzenliyoruz. Sanırım grup annemiz ve folklor öğretmenimiz Şengül Kaya size de bildirmiş, Gazeteniz adına bir bayan gönderirseniz seviniriz.
Eğer istiyorsanız o gecenin akışı ve programı hakkında size resim ve fotoğraf yollayabilirim.
Şimdilik sağlıcakla kalın, en derin saygılarımla…
Happiness of Children
Grubu Temsilci Annesi
Mürüwet     22 Kasım 2007

 

 

Cengiz’le ilgili sorduğum soruya karşılık çok sinirlenmişti. Bununla ilgili e-maili paylaşmak istedim:

 

Merhaba Mürüwet hanım,

Üzüldüm. Çok sinirlendiğiniz belli. Aynı evde mi kalıyorsun? Cengiz başka yerde mi yaşıyor? Gerçi bunlar özel sorular  06/01/2008

 

Sizleri tekrar aramızda ve yanımızda görmek çok güzel bir şey. Dün sorduğum soruları bir daha duymayacaksınız. Yazınızı aldım. Resimleri gönderebilirsiniz.

Sevgi ve selamlar

Süleyman Güven

 

Bu yazıyı yazmak benim için çok zordu. Elinde kalemiyle bir şeyler üretenler benim için çok değerlidir. Güzelliklerimizi katleden Cengiz Işıko gibileri gerekçesi ne olursa olsun zalimler ve gaddarlar sınıfına dahildirler. Kadınlara ve çocuklara yönelik bu zalimce şiddeti mahkum etmeliyiz. Karnında bebeğiyle öldürülen Aysun’un hikayesi belleklerimizde tazeyken 13 yaşındaki Rümeysa’ya yapılan saldırı toplumumuzun vicdanını yaralamıştır. Tüyler ürperten bu cinayetler toplumumuzun deprasyon geçirdiğine dahil belirtilerdir. Bu konuda kurumlara ve sorumlu kişilere daha fazla iş düşmektedir. 

Bu vahşi cinayeti bir kez daha kınıyoruz. Mürüwet Tuncer’in acılı ailesi, dostları ve sevenlerinin başısağ olsun. Maria’mızı bizden aldılar ama anısı kalplerimizde sonsuza dek yaşayacaktır.

 

Süleyman Güven

Yeni Hayat Gazetesi

Genel Yayın Yönetmeni

Konuyla ilgili diğer haberler :
Mürüwet Tuncer: “Parolamız barış ve sevgi olsun”

İsterseniz yorum yapabilir, veya Diğer yazılara Bakabilirsiniz.

8 Yorum “VAHŞİ BİR CİNAYET”

  1. Kemal
    12 Şubat, 2009, 18:36

    Elinizde hiç bir delil olmadan nasil bir insani suçluya biliyorsunuz !!!!!!!!!

    Siz haberleri tek tarafli dusunuyorsunuz . Cengiz Isiko Kanada’da tek oldugu için onu yargiliyorsunuz . Biz kalbimizle inaniyoruz’ki Cengiz Isiko bu cinayeti islemedigini ve islemezde .

  2. admin
    13 Şubat, 2009, 10:55

    Kemal Bey,
    Yazımızın başında görgü tanıklarından elde ettiğimiz bilgilere dayanarak cinayeti anlattık. Biz kimseyi yargılamıyoruz. Bu yazı hazırlanmadan önce bir çok kişi ile olay hakkında görüştük/bilgilerini aldık. Genel Yayın Yönetmeninin yazısında Cengiz Işıko’dan katil zanlısı olarak bahsedilmiştir. Görgü tanıkları Cengiz Işıko’nun, cinayetin işlendiği anda evden çıktığını söylüyorlar. Rümeysa’nın babası onu görenlerden biri. Ayrıca saldırıya uğrayan Rumeysa, olayın hemen ardından konuşamadığı için Cengiz’in ismini babasının eline çizmiştir. Herkes, suçluluğu kanunlar önünde kesinleşene kadar suçsuzdur. Cengiz Işıko’nun, suçlu olup olmadığına Kanada adaleti karar verecektir.
    Admin

  3. 13 Şubat, 2009, 13:00

    Merhaba,
    Ben ismail aydinin kardesiyim. Abim ve mürüvvet 12 agustos 1983 senesinde evlenmistir. Biz Fransada yasadigimiz için mürüvveti tanimiyorduk benim amcamin kizina abime sormus düyünlerde görmüs ve abimle evlenmek isterim ama o istermi diye, sormus. Zorla evlenmedi kendi istemisti, bu evlilikten 3 çocuk dünyaya geldi. 13, 23,24 yaslarindalar (2 kiz-1 oglan) yegenlerimin ismi geçmesine istimiyorum, anlayacaginiza umarim. Birbirine seviyorlardi, mürüvvet çalismaya basladi sonra evinle ilgilenmez oldu. Evden kaçti çocuklariyla beraber, oglan (yeyenim) geri geldi. Rahmetli oldu mürüvvet ondan bazi seylere açiklayamam, saygim vardir. 14 ocak 2002 de bosandilar o arada abim geri dôn diye çok ugrasti, ben seni kabul ediyorum yuvana dôn dedi korkutmak istedi ve kazayla kolundan yaraladi. Karnina biçaklamadi. hapsaneye gitti dogrudur ama mürüvvet sikayetci olduklari için 6 ay hapis cezasi almisti. Kaza oldu deyip mahkemeye yeniden basvurdugu için 9 ay aldi. Abimle çok ugrasti ayrica bölgeye (3 sene) girme yasagi almisti 2002 senesinde. Hapis cezasi mart 2002 ye kadardi. Su anda 13 yasinda olan kizini 17 ocak 2003 senesinde mahkeme karariyla bakimina almisti. Abim strslere dayanamayip bazi olaylara kaldiramayip 7 mayis 2004 senesinde saat 9 da yataginda ölü bulundu. (42 yasindaydi) Gece uykusunda kalp krizi geçirmis. 13 yasindaki kizini ben yanima aldim. mürüvvet yine ugrasti ve mahkemeden kizini istedi, kizda annemi istiyorum deyince bise yapamayip verdim, sonunda annesi tabiiki isteyebilirdi. Bu verdiyim tüm bilgilerin belgeleri tarihi tarihine mahkeme kararlari elimdedir.
    Ayrica Mûrüvvet abimden kaçmis olamaz çünki kendisi yegenim ile su anda biçaklayan Cengiz isiko dan olan ogluyla 2005 senesinde gittiler. Abim ölüm tarihi yukarda belirttiyim gibi 7 mayis 2004.
    Abimi karistirmalarini çok rahatsiz oldum (karnindan yaraladi ölümden döndü diye haber etmisler) hepsi yanlistir devam ederlerse diyer bilgilerede açiklama mecburiyetinde bulunurum. ölünün arkasindan konusulmaz mecbur etmezler insallah. 23-24 yasindaki yegenlerime Kanadaya gittiler, 24 yasindakine uyardim söyle abimi karistirmasinlar diye ama durmadilar. Onun için açiklama mecburiyetinde kaldim. Saygilarimla.

  4. nebahat tuncer
    20 Şubat, 2009, 5:49

    kemal bey sizi tanımıyorum ama kusura bakmayın nasıl delil yok dersiniz.rümeyasanın ifadesi sizce önemsizmi?Çocuk yalanmı söylüyo.O çocuk ölmedi.Buda ALLAHtandıki o çocuk cinayetin tek tanığıydı ve ölmedi ve katili ele verdi ve 5 bıçak darbesinden sonra çocuk sürünerek yardım istedi ve ölmek istemiyorum diye yalvardı ve o can havliyle katili,caniyi ele verdi ve kardeşleri,ailesine bişey olmasın diye onlarında korunmasını istedi.Düşüne biliyormusunuz ÖLÜMLE_YAŞAM arasındaki 13 yaşındaki küçük bir kız.Bence bu ALLAHIN birMUCİZESİ.Ayrıca diyorsunuzki tek teraflı yargılıyorsunuz.ALLAH aşkına çift taraflı yargılasan ne olacak diyelimki mürüwet ablada suçlu,diyelimki caniyi tahrik etti bu yinede mürüvet ablamın kafası kesilerek ölümü haketmesimi demek küçük rümeysayıda öldürebilirmi demek???????????size soruyorum hangi sebeb bu caniliği haklı kılar?????????*size soruyorum kemal efendi hangi insan böyle ölümü hakeder,hangi küçük çocuk defalarca bıçak darbesini almak,bu darbeleri hissetmek ister???????kusura bakmayında o caniyi haklı kılacak birşey göremiyorum.

  5. Editor
    20 Şubat, 2009, 21:41

    Merhaba Kemal Bey,
    Cengiz Işıko’nun kesin katil olduğunu söylemiyoruz ama konuştuğumuz insanlar Cengiz’in bu olayda bir numaralı şüpheli olduğunu ortaya koyuyor. Örneğin, ismini açıklamak istemeyen ve Cengiz Işıko’yu çok iyi tanıyan biri bile Cengiz’in bu cinayeti işlediğinden emin. Bir insanın suçlu olup olmadığına mahkemeler karar verir.

    Mürüwet Tuncer’in geçmişte yaşadığı özel ilişki onun vahşi bir şekilde katledilmesini gerektirmez. Cengiz Işıko’nun Kanada’da tek başına olduğunu biliyoruz. Biz kendisini tanıdığımız halde bir gün aramamıştır. Yalnızlığının sebebi kendisinden başkası değildir. Ben Kanada’ya geldiğimde bir Allah’ın kulunu tanımıyordum ama şimdi hemen hemen herkez beni tanıyor.

    Hiçbir neden böyle vahşi bir cinayeti haklı çıkaramaz. Kaldı ki toplumumuzda infaza maruz kalanlar hep bayanlardır. Mürüwet Tuncer’in özel ilişkileri öne çıkartılarak böyle bir infazı haklı çıkarmak kadının öldürülmesini haklı göstermeye çalışan yanlış bir yaklaşımdır.

    Süleyman Güven
    Yeni Hayat Gazetesi
    Genel Yayın Yönetmeni

  6. Emine Akcur
    24 Şubat, 2009, 19:21

    Neler oluyor bize (Insanlara) ben abimin yanlis haberler pesindeyim. Kemal bey ayri bogutta görüÿor demekki Cengize yakindan taniyor, ama bir suç olduguna unutuyor, her kim olursa olsun, böyle ölmeye hak etmediyie düsünüyorum, tabiki takdir allahta oda zaten yaninda. ölenin ardindan konusulmasina nefret ederim, delil yoksa sussun. admin ve süleyman bey ve nebahat hanim ayri görüyor! tamamda ben niye onlari anliyorum? Arkadaslar lütfen, bildiyiniz varsa açiklayin; mademdi cengiz bu cinayeti islemez, o çocuk niye cengiz yapti desin? Kemal bey bu kadar yaziya nasil cevap vermiyosunuz? mademki yalan diyorsunuz. devamini getirin ama delillerle çünkü kendisi yok savunamaz. saygilarimla

  7. bir düşünür...
    25 Mart, 2009, 8:17

    şuan cengiz ışıko göz önünde diye onu suçlamanız mantıksız… murüvet hanımım hayatında sadece cengiz ışıko yokdu diymi_? mahkemede kesin bi yargıya varmadığına qöre şuan mürüvet hanımın tandığı herkes şüpheli durumundadır.. ayrıca kız yoğun bakımdan yeni çıkmış bişiyler çizmeye çalışmış kesin bişiy söyleyememiş yani hemen göz önünde bi kişi var hepimiz onu taşlayalım olayı yapmayalım lütfen bekleyip görelim adalet gerekeni yapacaktır zaten ( önyarqıdan kaçınınız )

  8. KAnadaliKIz
    22 Ocak, 2010, 9:18

    Slm arkadaslar iki gun once Cengiz Isikonun Mahkemesi Oldu .. ve Sahsen bende Mahkemeye gittim … Siso dan bir email Almistim ve olayi ogrenmek icin Mahkemeye gittim …. Kucuk Kiz kardesimiz Rumeysa olayi anlatirken Hep gozum Katil zanlisi adamdaydi Adam resmen guluyordu Hic birsey olmamis gibi … Ben ilkkez hayatimda bole bir mahkemede bulundum Ve ilk de olur insallah Filimlerdeki gibi Acaba dedim icinde bir pismanlik varmidir dedim bir insan bir insana bunu Nasil yapar diye … Anlamaya calismak icin gittim ama cinayet olayi anlatilirken ve bir Annenin feryatini duyan Cengiz ISIKO katil zanlisi resmen guluyordu nerdeyse Hakimden cekinmese Kahkahalar atacakdi … Cengiz ISIKO yu savunanlar olmus sanirim …. CENGIZ ISIKO Benim kanimca Hic hapisten Disari cikmamasi lazim .. Cunku onun gibiler hep dunyada Zarar vereceklerdir cengiz isiko bir kucuk kizin yasaminida bitiriyodu az Daha Bu aci Olaya komedi filmi izler gibi GUlmesi (biz aglarken) COK ACI birseyyyyyyyyy ………. Ve bir kez daha SOka girdim… O adamin GUluslerini gordukce Bir kez daha uzuldum Murvet ablam icin …
    COK KOTU BU OLAY BU OLAYI YASAMAK VE YASATMAK BIR INSAN BU KADAR SADISTMI OLUR YAPTIGI CINAYETE GULEREK CEVAP VERMEK…! Beni sahsen bir kez daha Uzdu bunu gormek Keske gitmeseydim diyorum…

Yorumunuzu Belirtin

Yorum göndermek için Giriş yapmalısınız.