Tuesday, October 17, 2017 11:48

Alberta Dosyası (1)

Perşembe, Ocak 15, 2009, 21:47
Bu Yazı MANŞET, ÖZEL HABER Kategorisinde ve 2 Yorumlar var.

CALGARY – EDMONTON HATTINDAKİ GURBETÇİLERİMİZ 

Eski zamanlarda insanlar altın gibi değerli madenler ve verimli topraklara hücum ediyorlardı. Günümüzde ise ekmeğini kazanacağı yerlere göç ediyorlar. Kanada içinde iş peşinde ikinci bir göçe tabi olan gurbetçilerimizi Calgary-Edmonton hattında ziyaret ettim. Evlerine misafir oldum, sorunlarını dinledim ve kendileri ile söyleşi yaptım. West Edmonton Mall, Banff, Lake Louise ve Rocky Dağları’nı ziyaret ettim. Lake Louise ve Banff’e doğru yol alırken yol boyunca sıra sıra dizilmiş dallarında kar yüklü ağaçlar gördüm. Bir tarafı sisli öbür yanı güneşli Rocky Dağları’nı seyrederken doğanın müthiş büyüsüne kendimi fazlaca kaptırdım. Yıllardır Kanada’da yaşamama rağmen gerçek anlamda dağlarla ilk kez yüz yüze geliyordum. Munzur’u, Ağrı’yı ve çocukluğumu hatırladım… Banff’in hemen girişinde bir ren geyiği sürüsüyle karşılaştık. Bir sürü insan bizim gibi arabasını durdurup geyikleri yakından görmek istiyordu. Geyikler onlarca  meraklı insanın bakışları arasında otlanmaya devam ediyorlardı. Yabani hayvanlar, dağlar, ormanlar ve göller burada doğanın müthiş bir kombinasyonunu oluşturuyordu…

 

Calgary ve Edmonton’da değişik kesimlerden insanlarımızla konuştum. Konuştuğum kişilere umduğunu bulup bulmadıklarını, 2007 yılı ile kıyaslandığında iş kaybı olup olmadığını, ekonomik krizin kendilerini etkileyip etkilemeyeceğini, her hangibir ayrımcılık ya da ırkçılıkla karşılaşıp karşılaşmadıklarını, gelecek için planlarının ne olduğunu ve Başbakanın Calgary’den olmasının eyalet için bir artı puan olup olmadığı şeklinde sorular yönelttim. Gazetemizin bu sayısından itibaren izlenimlerimi, yaptığım röportajları, çektiğim resimleri Alberta Dosyası adlı yazı dizisinde siz değerli okuyucularımızla paylaşacağız. 

 

3440 km’lik yolculuk

 

Toronto’dan Beşir arkadaşın arabasıyla 20 Aralık Cumartesi günü akşam yedide yola koyulduk. Yola çıktığımız gün başka bir ülkeye gidiyormuşum gibi garip bir hisse kapıldım. Ontario eyaletinde 22 saat yolculuk yaptıktan sonra Manitoba sınırına vardık. Henüz gündüz olmasına rağmen hava sıcaklığı eksi 25 dereceydi. Manitoba’nın başkenti  Winnipeg sınırdan 221 km kadar uzaklıkta bulunuyor. Manitoba’dan sonra Regina’ya ve Pazartesi sabahı saat 7:30’da Calgary’e vardık.  Çoğu yerleri gece geçtiğimizden çevreyi fazla görme imkanım olmadı. 

 

Kanada’nın ikinci zengin eyaleti: Alberta

 

Kanada’nın batısında yer alan Alberta, batıdan British Columbia, doğudan Saskatchewan, kuzeyde Northwest Territories ve güneyde ABD’nin bir  eyaleti olan Montana ile komşudur. Alberta’nın başkenti Edmonton olup 280 km güneyinde eyaletin en büyük şehri Calgary yer alıyor. Hem Calgary hem de Edmonton’un nüfusları 1 milyonun üzerindedir. Alberta’nın diğer yerleşim birimleri şunlardır: Red Deer, Lethbridge, Medicine Hat, Fort McMurray, Grande Prairie, Camrose, Lloydminster, Brooks, Wetaskiwin, Banff, Cold Lake, ve Jasper.

 

Alberta eyaleti ismini Kraliçe Victoria’nın dördüncü kızı Louise Caroline Alberta’dan almıştır. Ayrıca the village of Caroline, Lake Louise ve Mount Alberta isimlerini Prenses Louise’den almıştır.

 

Alberta kişi başına düşen milli gelir açısından 2. sırada yer alırken nüfus yoğunluğu bakımından Kanada’nın 4. büyük eyaletidir. Eyalet nüfusunun %75’i  Calgary- Edmonton koridorunda yaşıyor. Alberta’nın 3 önemli gölü şunlardır: Lake Athabasca, Lake Claire ve Lesser Slave Lake.  1538 km uzunluğundaki Athabasca Nehri Alberta’nın en uzun nehridir.

 

Alberta kuru bir iklime sahip

 

Alberta’nın kuru bir iklimi vardır. Kışları soğuk yazları ise sıcak geçer. Eyalet kuzeyden kuzey kutbundan gelen soğuk havanın etkisine açıktır. Rocky Dağları, soğuk rüzgarların etkisini kırdığından iklimin daha ılıman geçmesine neden oluyor. Sıcak özelliği olan Chinook rüzgarları havayı epeyce ısıtıyor. Chinook rüzgarları en fazla Lethbridge’de hisediliyor. Örneğin hava sıcaklığı 1 saat içinde eksi 18 dereceden artı 3 dereceye çıkabiliyor. Calgary’de Chinook yüzünden beyaz noeller çok ender görülüyor.

Alberta’nın orta yerlerinde kasırga ve yüksek rüzgarlar görülüyor. Calgary-Edmonton hattı Kanada’da en fazla dolunun düştüğü yerdir. Edmonton’tan hareket ettiğimizde hava sıcaklığı eksi 18 derece iken Calgary’e vardığımızda ise sadece eksi 7 dereceydi.

Alberta türizm açısından da zengin bir eyalet

Her sene Edmonton ve Calgary, 4 milyonun üzerinde turist çekiyor. Banff, Jasper ve Rocky Dagları’nı her yıl 3 milyon turist ziyaret ediyor.

Banff ve Jasper Ulusal Parkları, Rocky Dağları’nda bulunuyor. İki dağ parkı bilimsel Icefields Parkway’le birbirine bağlanıyor. Banff, Calgary’nin 128 km batısında yer alırken Jasper ise Edmonton’un 366 km batısında bulunuyor.

UNESCO’nun dünya çapında korumaya aldığı 14 doğal yerlerden beşi olan Canadian Rocky Mountain Parks, Waterton- Glacier International Peace Park, Wood Buffalo National Park, Dinosaur Provincial Park ve Head-Smashed -In Buffalo Jump, Alberta eyaleti sınırları içinde bulunuyor.

Şu anda Kuzey Amerika’nın en büyük alışveriş merkezi olan West Edmonton Mall’i ziyaret etme fırsatını buldum. İçinde sahilden tutalım, gemi ve gazino gibi aradığınız herşeyi bulabilirsiniz. Ancak Airdrie’de dünyanın en büyük alışveriş merkezinin inşaatı başlamış bile. Sıva sektöründe çalışanlar pastanın şimdiden büyük şirketler arasında paylaşıldığını belirttiler.

 

 

Sığır endüstrisi ve Kanada’nın kendine has vahşi batısını kutlamak amacıyla düzenlenen Calgary’nin dünyaca ünlü Stampede kapılarından yaklaşık 1.2 milyon insan geçiyor. Yaklaşık 800,000 kişi Edmonton’un Capital Ex’i ziyaret ediyor. Calgary’nin kuzey doğusunda bulunan Drumheller Vadisi’ni her sene 650,000 insan ziyaret ediyor. Alberta eyaleti dünya çapında tanınan kayak merkezlerine sahiptir. Bunların en ünlüleri şunlardır: Sunshine Village, Lake Louise, Marmot Basin, Norquay ve Nakiska. 

 

 

Calgary’deki ilk aile ziyaretim  

 

Calgary’e vardığımızın 2. günü Toronto’dan tanıdığım Haşim ve  Neslihan çifti beni evlerine yemeğe davet ettiler. Gazetemizden Haydar ve Beşir arkadaşlarla beraber çiftin evine vardığımızda yine Toronto’dan tanıdığım Ayhan ve Gülay çifti de bizi bekliyorlardı.

Özenle hazırlanmış lezzetli yemekleri ve tatlıları yedikten sonra sıra sohbetimize geldi. Sıcak ve canlı bir atmosferde cereyan eden sohbetimizde zamanın nasıl geçtiğinin farkına varamadık.

 

Soldan sağa: Ayhan, eşi Gülay ve oğulları Ali, Neslihan, eşi Haşim ve kızları Yaren, Mehmet Onaylı ve Haydar Kılıç / Fotoğraf: Süleyman Güven / 24 Aralık 2008

Ayhan:Torontoda yaşarkende iş yoğunluğu çoktu ama kazandığım parayla mortgagemi ödemekte zorlanıyordum. Maddi

problemlerden dolayı buraya geldik. Geldiğime pişman değilim.

Çünkü Arabamı sıfırladım, 2 tane ev aldım kendimi bir raya oturtturdum bu durumda da  kendime yettiğime inanıyorum. Geçen sene Toronto da 1 ayda çalışarak yaptığınız parayı, burada 1haftada yapıyordunuz. 2 Şehir kıyaslandığında Calgary de maaşlar daha yüksektir ve Mesleğiniz varsa zorlanmazsınız.Artık herkez işlerde düşüş olduğunu söylüyor. Halıcılarla, sıvacılarla konuşuyorum. Sıvacıların çoğu yaptıkları işlerden paralarını alamadıklarını, geçen sene ödemelerde güçlük olmadığını ama bu sene kontrat imzaladıkları halde ödemelerin gerçekleşmediğini  söylüyorlar. Halıcılar da ağlıyor. Halı işinde çalışan bir arkadaş  kendi patronunun ‘2 ay iş yok dediğini’ söyledi. Bir başka arkadaşla sohbet ettiğimde işverenin fiyatları aşağı çektiğinden bahsetti. Oysaki geçen sene çalışacak eleman bulanadığı gibi, Şirketler de adam için resmen yalvarıyorlardı. Bizim toplumda benim gibi seramik işi yapan beş kişi var. Benim gazetede iş ilanım var. Bu sene usta adamlar arıyor. Azalma var. Kriz beni ürkütmüyor çünkü nasıl bir çantayla geldiysem öylede geri dönmesini bilirim. Tabi böyle olmasını da istemeyiz.

Gülay: Eşimin işi için geldim, aradığımı da buldum. Burada mutluyum ancak yalnızlık problemimiz var.

Ayhan: Toronto’ya nazaran  aile sayısı az gibi. Aslında epeyce aile var ama kafana uygun birilerini bulmak zor.

Gülay: Calgary, çalışan bayanlar için de iyi. Çünkü 12 dolardan işe başlıyorsun 3-4 ay içinde ücretiniz 13-14 dolara çıkıyor. Ben de burada çocuk bakıcı yerinde çalışıyorum.

Neslihan: Eşimin işlerinin yolunda gitmesi benim için de çok iyi oldu. Kariyerli bir işe başladım. Oysa Toronto da iken ya fırın işinde ya da lokantalar da çalışıyordum. Kurs aldıktan sonra çocuk bakıcılığı işinde çalışmaya başladım. Bu da beni mutlu etti. Dostlarımı ve sevdiğim insanları özlüyorum. Ama insanlar orada birbirine menfaat için yanaşıyorlardı ve dedikodu daha fazlaydı. Burada belki de az insanla görüşüyoruz diye bunlar olmuyor. Calgary’de kalmasının eşine bağlı olduğunu söyleyen Neslihan’a eşi Haşim “ekmek nerede aş orada” diye karşılık verdi.

Haşim: Burası olmazsa Vancouver olur. Orasıda olmazsa tekrar Toronto’ya döneriz. Diyelim ki; Toronto’da da olmadı, Kanada içindeki başka şehirler de olmadı. O zaman bizde tekrar Türkiye’ye gideriz. Rızkımız neredeyse orada oluruz. Burada umduğumu buldum. Bizim sıva işinde daha çok düşüş var. İş durgunluğu gözetleniyor. Calgary’de genelde milliyetçilik var. Yabancı insanları kabul etmeleri biraz zor ama fazla bir seçeneğimiz de yok.

Neslihan: Toronto’da çoğunluk göçmen olduğundan insanlar birbirini hor görmüyordu. Buradaki insanlar ise çoğu yerli ya da Avrupa’dan geldiği için ayrımcılık daha çok var.

Gülay: Ayrımcılık ve hor görme bir çoğunda var.

Haşim: Toronto’da da dışlanma var fazla hisedilmiyor.

Neslihan: Bizde daha çok esmer Pakistanlı olanları yani Müslümanları daha fazla dışlıyorlar. Bir İslam fobisi var.

Haşim: Buranın Havası, ormanları çok güzel.

Gazetemizin yazarlarından Haydar Kılıç görüşlerini şöyle açıkladı:

Toronto bir anlamda Anadolu gibidir. Çünkü her insanın en yakın çevresi oradadır. Ama Calgary ya da Alberta’da bunu bulamazsınız.

Oradaki sosyal ilişkiler burada yoktur.

Haşim: Bir rakı masası dahi kuramadık.

Neslihan: Onlar Toronto’da kaldı.

Haydar: Gördüğüm kadarıyla krizin etkisi kendisini burada da gösterecek. İnsanlarda bir tereddüt, panik var, sağlıklı bir ön görüş yok. Herkes beklemede. Bu da ister istemez iş kapasitesine, ücretlere yansıyor. Ya bulduğu işe razı oluyor ya da düşük ücretle çalışıyor. Arkadaşlar değişik etnik kökenlerden geldikleri için ayrımcılığı sezebiliyorlar ama benim öyle bir problemim yok. Ekonomik krizden etkilenmeyen hiçbir toplum, devlet olamaz. Alberta için zengin bir eyalet hiçbir şey olmaz diyorlar. Kasasında milyarlarca doları olan Çin bile panik içerisindedir. Kriz herkesi vuracaktır. Kriz, sistemin kendi özünde, doğasında vardır. En büyük kriz 1929’da oldu. Ama periyodik krizler zaman zaman oluyor. Bu kriz bence 1929 krizinden daha büyüktür. Daha önceki yazılarımda belirtiğim gibi kapitalist uygarlık günü ve toplumu taşımıyor. İnsanlar, toplumlar yeni bir uygarlığa gebedir. Birçoğu sosyalizmin alternatif olduğunu söylüyor. Sosyalist bir kültürden gelmiş olmama rağmen öyle düşünmüyorum. Üstelik alternatifin ne olduğunu da bilmiyorum. Çekilen sancı yeni bir uygarlığa gebedir. Calgary’nin benim için bir çekiciliği yoktur. Kızımın ısrarı üzerine buraya geldim yoksa Toronto benim için daha cazipti. İleriki süreçte ya Vancouver ya da Toronto’ya yerleşeceğim.

Ayhan: Burada sosyal yaşam yok. Bir halıcı arkadaş buraya gelmişti, o tavsiye etti.

Banff girişinde bir geyik (Fotoğraf: Süleyman Güven / 24 Aralık 2008)

Gülay: İnsanlar araştırıyor öyle geliyorlar.

Ayhan: Petrol başka yerde çıkıyor ama onu yönlendiren şirketlerin merkezi ise Calgary’dir. Bu yüzden de para akımı oluyor. Başbakan da Calgary’den olunca bir patlama oluyor. En önemlisi petrolün çıkmasıdır.

Haydar: Geçen sene federal bütçeden Alberta’ya para aktarıldığı söyleniyor. Özellikle Edmonton’un daha güzelleştirilmesi için. Şehrin dışına çıktığınız zaman evden çok iş yerlerine yönelik korkunç bir yapılaşma olduğunu görürsünüz. Ama ev yapan birkaç firma şu anda işi durdurmuş durumdadır.

Ayhan: Ama bu nereden kaynaklanıyor biliyor musunuz? McMurray’deki petrol üretimini şu anda durdurmuşlar. Çünkü petrol fiyatları sürekli aşağı iniyor. Üretim durunca işçi açığı ortaya çıkıyor. 

Haydar: Zaten petrol fiyatları 60 dolara inerse buradaki maliyetler kurtarmıyormuş.

Beşir: Arkadaşlar herşeyi dile getirdiler. Ayhan’ın dediği gibi keşke daha önce buraya gelseydim diyorum. 4 sene önce gelmiş olsaydım daha da farklı olurdu. Olayları siz biliyorsunuz. İşimiz iyiydi ama yanlış şirket, yanlış tercih yüzünden hayal kırıklığına uğradım. Geçen aya kadar herşey yolundaydı. Ama bu olay patlak verince fiyasko oldu. Bir başka gerçek daha var: Diğer eyaletlerdeki işsizliği bu eyalet ne kadar kaldırır o ayrı bir konudur. Burada üstüne basarak söylüyorum ırkçılık olayı had safhadadır. Haydar abi yaşamamış olabilir. Bu tür olayları rapor bile ettik. Geçen sene bize inşaatta “fucking immigrants” diye hakaret ettiler, tükürdüler ve hatta asansöre bile almadılar.

Haydar : Bu tür şeyler olabilir. İnşaatın en büyük patronu o kişi öyle demiş olabilir ama ben de 2 sene öncesine kadar göçmendim.

Beşir: O öyle söylüyor ama ırkçılık olmuyor anlamına gelmiyor.

Haşim: Yabancı bir şirketi aradığınızda sizi gördüğünde işçiye ihtiyacım yok diyorlar.

Beşir: Siz de vardınız. Supervisorla bir toplantı yaptık ırkçılık olayını çözelim diye. Zenci bir işçi: İngilizcemiz yok ama eşek değiliz. Hal ve hareketlerinden ırkçılık yapıldığını, bize küfür ettiklerini anlıyoruz. Irkçılık yapanlar da gözle görülür şekilde yapıyorlar.

Ayhan: Bizim de derdimizi dinleyen bir kişinin olması güzel bir şey. Bunu lütfen yazın.

 

Gazetemiz aracılığıyla bir mesajlarının olup olmadığını sordum.

 

Ayhan: İnsanlar Aleviyiz, Kürdüz, solcuyuz diyorlar ama burada tek başınayız. Toronto da iken Alevi Derneği’ne gidiyordum. Dernek şimdi ne yapıyor? Calgary, Edmonton ve şimdi Saskatchewan, patlıyor. Buralarda ne olup bittiğini hiç merak ediyorlar mı? Gelsinler, kalacak yer sorun değil. Havaalanında karşılarım.  Telefonumu vereyim: 403-990-3205. Gelirlerse başımın üstünde yerleri var.

 

West Edmonton Mall (Fotograf: Suleyman Guven/26 Aralik 2008)

West Edmonton Mall (Fotograf: Suleyman Guven/26 Aralik 2008)

Devam edecek…

Konuyla ilgili diğer yazılar : Alberta Dosyası (2)

 

İsterseniz yorum yapabilir, veya Diğer yazılara Bakabilirsiniz.

2 Yorum “Alberta Dosyası (1)”

  1. 15 Mart, 2009, 1:36

    slm edmonton da şucayeddin takesch adlı urmiyeli bir arkadaşı arıyorum tamirci idi buluşturursanız sevinirim bye

  2. M. Sefa GÜVENİR
    6 Şubat, 2010, 23:15

    Ben bu eyalette çalışmak istiyorum, ingilizcem çok az, vasıfsızım . . Burada hem mesleki bir kursa gitmek hem de çalışmak istiyorum, bana yol gösterirmisiniz?

Yorumunuzu Belirtin

Yorum göndermek için Giriş yapmalısınız.