<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Yeni Hayat</title>
	<atom:link href="http://www.yenihayatnews.com/news/?feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yenihayatnews.com/news</link>
	<description>Azınlıkların sesi...</description>
	<pubDate>Thu, 17 May 2012 04:50:27 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>G20 RAPORU: POLİS AŞIRI GÜÇ KULLANDI</title>
		<link>http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10410</link>
		<comments>http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10410#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 04:50:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10410</guid>
		<description><![CDATA[



Yeni Hayat- “Şanslıyız bütün kargaşaya rağmen ölüm olayı yaşanmadı” dedi Gerry McNeilly.
Ontario eyaleti sivil polis denetleme bürosunun G20 olaylarıyla ilgili kaleme aldığı 300 sayfalık raporda şunlar yazılı: “Hafta sonu yaşanan karışıklıkta Kanada tarihindeki en büyük gözaltı olayları yaşandı. Bu rahatsızlıklar yalnızca Toronto ve Kanada vatandaşları üzerinde derin bir etki bırakmakla kalmayıp toplumun polise olan güvenini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--[if gte mso 9]><xml> <w:WordDocument> <w:View>Normal</w:View> <w:Zoom>0</w:Zoom> <w:Compatibility> <w:BreakWrappedTables /> <w:SnapToGridInCell /> <w:ApplyBreakingRules /> <w:WrapTextWithPunct /> <w:UseAsianBreakRules /> <w:UseFELayout /> </w:Compatibility> <w:BrowserLevel>MicrosoftInternetExplorer4</w:BrowserLevel> </w:WordDocument> </xml><![endif]--><!--[if !mso]><span class="mceItemObject"   classid="clsid:38481807-CA0E-42D2-BF39-B33AF135CC4D" id=ieooui></span><br />
<mce:style><!  st1\:*{behavior:url(#ieooui) } --></p>
<p><!--[endif] --><!--[if gte mso 10]><br />
<mce:style><!   /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Table Normal"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman";} --></p>
<p><!--[endif] --></p>
<h1><a href="http://www.yenihayatnews.com/news/wp-content/uploads/2012/05/g20protesto-117-800x533.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-10411" title="g20protesto-117-800x533" src="http://www.yenihayatnews.com/news/wp-content/uploads/2012/05/g20protesto-117-800x533.jpg" alt="" width="500" height="333" /></a></h1>
<p class="MsoNormal">Yeni Hayat- “Şanslıyız bütün kargaşaya rağmen ölüm olayı yaşanmadı” dedi Gerry McNeilly.</p>
<p class="MsoNormal">Ontario eyaleti sivil polis denetleme bürosunun G20 olaylarıyla ilgili kaleme aldığı 300 sayfalık raporda şunlar yazılı: “Hafta sonu yaşanan karışıklıkta Kanada tarihindeki en büyük gözaltı olayları yaşandı. Bu rahatsızlıklar yalnızca Toronto ve Kanada vatandaşları üzerinde derin bir etki bırakmakla kalmayıp toplumun polise olan güvenini zayıflatmıştır.”</p>
<p class="MsoNormal">Raporu kaleme alan bağımsız denetleme kurulu başkanı Gerry McNeilly genel olarak polisin hazırlıksız yakalandığını söyledi. Kurul başkanı McNeilly polisin bütün göstericilere karşı aşırı güç kullandığına karar verdi. Polis şefi yardımıcısı Tony Warr’ın sokakları geri alma talimatı verdiğinden polisin kontrolü kaybettiğini açıkladı. <span> </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenihayatnews.com/news/?feed=rss2&amp;p=10410</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>QUEBEC HÜKÜMETİ ÖGRENİMİ ASKIYA ALIYOR</title>
		<link>http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10406</link>
		<comments>http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10406#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 04:24:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10406</guid>
		<description><![CDATA[



Yeni Hayat- Üç aydır devam eden öğrenci gösterileri karşısında çaresiz kalan Quebec hükümeti çareyi sınıfları Ağustos’a kadar tatil etmekte buldu. Yanında rektörler ve üniversite yetkilileriyle basın açıklaması yapan Quebec Başbakanı Jean Charest kış ögrenim yılının sonbaharda tamamlanacağını açıkladı. Böylece CEGEP ve üniversite ögrenimi askıya alınmış olacak. Hükümetin kararı Quebec   City ve Montreal’da gece [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--[if gte mso 9]><xml> <w:WordDocument> <w:View>Normal</w:View> <w:Zoom>0</w:Zoom> <w:Compatibility> <w:BreakWrappedTables /> <w:SnapToGridInCell /> <w:ApplyBreakingRules /> <w:WrapTextWithPunct /> <w:UseAsianBreakRules /> <w:UseFELayout /> </w:Compatibility> <w:BrowserLevel>MicrosoftInternetExplorer4</w:BrowserLevel> </w:WordDocument> </xml><![endif]--><!--[if !mso]><span class="mceItemObject"   classid="clsid:38481807-CA0E-42D2-BF39-B33AF135CC4D" id=ieooui></span><br />
<mce:style><!  st1\:*{behavior:url(#ieooui) } --></p>
<p><!--[endif] --><!--[if gte mso 10]><br />
<mce:style><!   /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Table Normal"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman";} --></p>
<p><!--[endif] --></p>
<p><a href="http://www.yenihayatnews.com/news/wp-content/uploads/2012/05/charest.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-10407" title="charest" src="http://www.yenihayatnews.com/news/wp-content/uploads/2012/05/charest.jpg" alt="" width="280" height="180" /></a></p>
<p>Yeni Hayat- Üç aydır devam eden öğrenci gösterileri karşısında çaresiz kalan Quebec hükümeti çareyi sınıfları Ağustos’a kadar tatil etmekte buldu. Yanında rektörler ve üniversite yetkilileriyle basın açıklaması yapan Quebec Başbakanı Jean Charest kış ögrenim yılının sonbaharda tamamlanacağını açıkladı. Böylece CEGEP ve üniversite ögrenimi askıya alınmış olacak. Hükümetin kararı Quebec   City ve Montreal’da gece yapılan kızgın gösterilerle protesto edildi. “Şimdiki durum çok uzun sürdü. Quebec halkı emniyet içinde yaşama hakkına sahiptir” dedi Charest.</p>
<p>FEUQ üniversite derneği sözcüsü Martine Desjardins hükümeti uyardı. “Bu teklifle Charest tansiyonu düşürmek istiyorsa korkarım tansiyon daha da yükselecektir. Gençler bunu hatırlayacak.” Martine ile basın açıklması yapan CEGEP kolej derneği sözcüsü Leo Bureau- Blouin şiddet, gerçek yaralanmalar olursa Başbakan Jean Charest politik kariyerinin sonuna kadar bu suçu taşıyacağını söyledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenihayatnews.com/news/?feed=rss2&amp;p=10406</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İstihbarat ABD&#8217;den, vur emri Türkiye&#8217;den</title>
		<link>http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10402</link>
		<comments>http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10402#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 04:01:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10402</guid>
		<description><![CDATA[
İlyas Coşkun / Haci Güneş
Wall  Street Journal gazetesi, Uludere Katliamında kullanılan istihbaratın  ABD’ye, müdahale kararının ise Türkiye ait olduğunu söyledi. Haberde yer  alan çarpıcı iddialar arasında, Predator’ün gördüğü konvoyun kimlik  tespiti için ikinci bir keşif önerisinin, Türkiyeli yetkililer  tarafından reddedilmesi de var. Konuyla ilgili görüştüğümüz İnsan  Haklarını İnceleme Komisyonu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yenihayatnews.com/news/wp-content/uploads/2012/05/abiv.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-10403" title="abiv" src="http://www.yenihayatnews.com/news/wp-content/uploads/2012/05/abiv.jpg" alt="" width="455" height="243" /></a></p>
<p>İlyas Coşkun / Haci Güneş</p>
<p>Wall  Street Journal gazetesi, Uludere Katliamında kullanılan istihbaratın  ABD’ye, müdahale kararının ise Türkiye ait olduğunu söyledi. Haberde yer  alan çarpıcı iddialar arasında, Predator’ün gördüğü konvoyun kimlik  tespiti için ikinci bir keşif önerisinin, Türkiyeli yetkililer  tarafından reddedilmesi de var. Konuyla ilgili görüştüğümüz İnsan  Haklarını İnceleme Komisyonu üyesi CHP’li ve BDP’li vekiller ise  Hükümetin hızla resmi bir açıklama yapmasını istedi.</p>
<ul>
<li class="haberbody">Wall Street Journal gazetesi, “Türkiye’nin Sivillere Saldırısı, ABD  Askeri Hava Aracına Bağlandı” başlıklı, Uludere Katliamı ile ABD’li  Predator hava aracı arasındaki bağı değerlendirdiği geniş bir haber  yayınladı. 34 kişinin ölümüne neden olan hava saldırısının, ABD’li  yetkililer ve Pentagon’un bir iç değerlendirmesine dayanarak,  operasyonun bir Predator’ün aktardığı görüntüler üzerine  gerçekleştiğini, ama müdahale kararının Türk ordusuna ait olduğu haberde  yer aldı.<strong>‘PREDATÖR TESPİT ETTİ’</strong>
<p>Haberde “Yetkililer, ‘Adamlar ve yüklü hayvanları tespit eden, ABD’li  bir Predator insansız hava aracı idi’ dediler ve Amerikalı subaylar,  Türkiye’yi uyardı” sözleri de kullanıldı.</p>
<p><strong>‘KARAR TÜRKİYE’YE AİT’</strong></p>
<p>Haberde, insansız hava aracının, konvoyun hareketlerini ilettikten  sonra ayrılarak müdahale kararını Türkiye ordusuna bıraktığı belirtildi.</p>
<p><strong>‘SADECE İSTİHBARAT VERİYORUZ’</strong></p>
<p>ABD’li yetkililere dayandırılan diğer önemli nokta da, ABD’nin,  operasyonlar için istihbarat sağladığı ancak baskınlarda rol almadığının  belirtilmesi oldu.</p>
<p><strong>‘KİM OLDUKLARI NET DEĞİLDİ’</strong></p>
<p>ABD yetkilileri ve Pentagon’un değerlendirmesini kaynak göstererek  “Konvoyun, videoları izleyen ABD’li personel tarafından tespit  edildiğinde, Irak içinde olduğunu ve Türk sınırına doğru ilerlediğini”  yazan gazete, Ankara’daki istihbarat birimindeki ABD’li subayların,  konvoydaki kişilerin “sivil veya gerilla savaşçıları” olup olmadıklarını  söyleyemediklerini belirtti. Ancak bölgede sık sık “gerilla  savaşçılarının” göründüğünü belirterek “Amerikalılar, Türk muhataplarını  uyardılar” dedi.</p>
<p><strong>İKİNCİ BİR KEŞFE GEREK DUYULMADI</strong></p>
<p>Haberde yer alan çarpıcı diğer bir iddia da, konvoyun kimlik tespiti  için ikinci bir keşif yapma önerisinin, Türkiyeli yetkililer tarafından  reddedildiğinin söylenmesi oldu.</p>
<p>Haberde şunlar kaydedildi: “ABD yetkilileri, Predator’un ek keşif  yapmasının belki Türkler’e, konvoyun kimliğini tespit etmeye yardımcı  olabileceğini söylediler. Ancak, Türk subayları, bunun yerine, aracı  uzaktan yöneten Amerikalıları, bunu başka bir yerde uçurmaya  yönelttiler. ABD yetkilileri de, Türkler’in taleplerine uyulmasının  standart prosedür olduğunu da ifade ettiler.” <strong>(İstanbul/EVRENSEL)</strong></p>
<hr /><strong>‘BÖLGESEL İŞBİRLİĞİNİN SONUCU’</strong></p>
<p>Haberde, Obama Yönetiminin gelişmiş insansız hava araçlarını teşvik  ettiği stratejinin, büyük ölçüde bölgesel müttefiklerle işbirliğine  dayandığına da dikkat çekildi. Gazete, Washington’un, Türkiye’ye  insansız araçlar yoluyla desteğinin 2007’de Bush Yönetiminin Ankara’da  ortak bir istihbarat birimini oluşturmasından bu yana devam ettiğini  anımsatırken, bu girişimin, AKP Hükümeti ile bağları güçlendirme  çabasının bir parçası olduğunu kaydetti.</p>
<p><strong>ANKARA’DA ORTAK İSTİHBARAT BİRİMİ</strong></p>
<p>Ankara’daki birimde Türkiyeli ve ABD’li subayların yan yana oturarak  Predator araçlardan gelen gerçek zaman video görüntülerini izlediklerini  de anlatan gazete, Obama Yönetiminin de, istihbarat paylaşımını  artırarak ve Türkiye’nin silahlı ve silahsız ABD’li insansız araçları  satın alma talebini destekleyerek Türkiye ile işbirliğini geliştirmek  için adımlar attığına da işaret etti.</p>
<hr /><strong>‘BU HABER DOĞRUYSA, TSK YALAN SÖYLÜYOR DEMEKTİR’</strong></p>
<p>İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi ve BDP Mersin Milletvekili  Ertuğrul Kürkçü: “Bu haber doğruysa TSK ve İçişleri Bakanlığı bize yalan  söylüyor demektir. ABD’lilerin bu istihbaratına doğrudan evet diyecek  ve kendi araştırmasını yapma basiretini gösteremeyen askeri ve sivil  yöneticilere nasıl güveneceğiz?”</p>
<p>Kürkçü, hükümetten konuyla ilgili bir açıklama beklediklerini söyledi.</p>
<hr /><strong>‘BİZE SADECE HERON GÖRÜNTÜLERİNİ İZLETTİLER’</strong></p>
<p>İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi ve CHP Ankara Milletvekili  Levent Gök: Bu iddialar hızla aydınlığa kavuşturulmalıdır. Biz en baştan  bu yana iktidara bu soruları soruyoruz ancak cevap alamıyoruz. Resmi  makamlar artık bir açıklama yapmalıdır. Haberdeki diğer önemli nokta  ise, TSK envanterinde kayıtlı olan insansız hava araçları Heron’lar,  bizde Predator yok. Predator’ler ABD envanterinde bulunuyor ve Irak’ta  kullanılıyor. Komisyon üyelerine sürekli Heron görüntüleri izlettiler.  Şimdi soruyorum; neden bu görüntülerin bize ulaştırılması için gayret  gösterilmedi? Tekrar ediyorum, bu önemli bir ayrıntı.”</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenihayatnews.com/news/?feed=rss2&amp;p=10402</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Aile&#8221; Hiç de Emniyetli Bir Yer Değil!</title>
		<link>http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10398</link>
		<comments>http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10398#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 03:56:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[KÜLTÜR/SANAT]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10398</guid>
		<description><![CDATA[
UÇAN SÜPÜRGE KADIN FİLMLERİ FESTİVALİ

Seçme hakkımız olmaksızın içine doğduğumuz ‘aile’,  sandığımız kadar emniyetli bir kabuk mu? Mahremiyetle sarmaladığımız  ‘ev’, bizi tüm kötülüklerden korur mu? Aile, evlilik gibi konularda da  bu kendini rahatlatma arzusu sorunun aslını görmeyi engelliyor.

Selen DOĞAN
maskelidunya@yahoo.com


Ankara - BİA Haber Merkezi
16 Mayıs 2012, Çarşamba



Seçme hakkımız olmaksızın içine doğduğumuz &#8216;aile&#8217;, sandığımız kadar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="manset">
<h1>UÇAN SÜPÜRGE KADIN FİLMLERİ FESTİVALİ</h1>
<h2 class="no_space"><a href="http://www.yenihayatnews.com/news/wp-content/uploads/2012/05/ailebb.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-10399" title="ailebb" src="http://www.yenihayatnews.com/news/wp-content/uploads/2012/05/ailebb.jpg" alt="" width="490" height="254" /></a></h2>
<p>Seçme hakkımız olmaksızın içine doğduğumuz ‘aile’,  sandığımız kadar emniyetli bir kabuk mu? Mahremiyetle sarmaladığımız  ‘ev’, bizi tüm kötülüklerden korur mu? Aile, evlilik gibi konularda da  bu kendini rahatlatma arzusu sorunun aslını görmeyi engelliyor.</p>
<div class="yazar">
<div class="isim"><a href="http://bianet.org/yazar/selen-dogan">Selen DOĞAN</a></div>
<div class="mail"><a href="mailto:maskelidunya@yahoo.com">maskelidunya@yahoo.com</a></div>
</div>
<div class="bilgi">
<div class="from">Ankara - BİA Haber Merkezi</div>
<div class="yer">16 Mayıs 2012, Çarşamba</div>
</div>
</div>
<div class="item">
<p>Seçme hakkımız olmaksızın içine doğduğumuz &#8216;aile&#8217;, sandığımız kadar  emniyetli bir kabuk mu? Mahremiyetle sarmaladığımız &#8216;ev&#8217;, sıkıntıları  içinde tutup dışarı sızdırmayan çelikten bir kutu mu ve bizi tüm  kötülüklerden korur mu? Aile, dayanışmanın çoğaldığı, sevginin büyüdüğü,  emeğin kıymetlendiği yer mi, yoksa Yıldırım Türker&#8217;in dediği gibi  başımıza ne zaman geleceğini bilmediğimiz &#8216;bir kaza&#8217; mı?</p>
<p><strong>Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali</strong>,  son yıllarda aileyi odağa alan, aile içinde çocuklara yönelik ihmal ve  istismarı tartışan, baba rollerini sorgulayan filmlere ağırlık veriyor,  bu konuları tartıştıran etkinlikleri programına dahil ediyor.</p>
<p>Esinini Uçan Süpürge&#8217;nin son yıllardaki en etkili projelerinden Çocuk  Gelinler&#8217;den alan özel bölümler, bu yıl biraz daha genişledi ve içine  ensest gibi konuşulması zor konuları da aldı.</p>
<p>Bu yıl festivalin &#8216;<strong>Olay Yeri: Aile</strong>&#8216; başlıklı  bölümünde, aile içi cinsel taciz ve tecavüzü mağdurların ve tanıkların  gözünden anlatan filmlerin yanı sıra, çocuk gelinlere bir kez daha  dikkat çeken ve yetkililere &#8216;Daha ne bekliyorsunuz, harekete geçin&#8217;  mesajı veren belgeseller de gösterildi.</p>
<p>Bütün bu filmler, &#8216;aile&#8217;nin, cinsiyet eşitliği ve hak bilincinden  uzaklaşıldığında nasıl bir cehenneme dönüşebildiğini gösteriyordu.  Üstelik bu bölüm, meselenin nasıl küreselleştiğini gösterircesine sadece  Türkiye&#8217;den değil, İngiltere, Estonya gibi ülkelerden de filmleri  içeriyordu. Festival önceki yıllarda Irak, Yemen, Almanya, İsveç gibi  ülkelerden de çocuk gelinler ve enseste dikkat çeken filmleri  seyircisiyle buluşturmuştu.</p>
<h2><strong>&#8220;Ben ihtiyarım&#8221; diyebilmek</strong></h2>
<p>Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali&#8217;nin düzenlediği &#8220;Olay Yeri:  Aile&#8221; paneli dün Ankara Üniversitesi Cebeci Kampusundaki ATAUM salonunda  yapıldı. Konuşmacılardan biri de, son filmi <strong>Lal Gece</strong>&#8216;de 60 yaşındaki bir erkeğin 14 yaşında bir kız çocukla evlenmesini anlatan <strong>Reis Çelik</strong>&#8216;ti.</p>
<p>Mağdur edilmişlerin, ihmal ve istismara maruz bırakılmışların  karşısında hep ah&#8217;lanarak durmak, Reis Çelik&#8217;in de hoşuna gitmiyor.  Çünkü başkalarının acısına öyle uzaktan bakmak yerine &#8216;bir şey yapmak&#8217;  gerekiyor.</p>
<p>Çelik, Lal Gece&#8217;de klasik yöntemden uzak durduğunu söylüyor. Film de  zaten &#8220;vah vah çocuk gelinler için hep birlikte ağlayalım&#8221; demiyor.  Aksine alttan alta &#8220;manzara böyle ama biz istersek değişir&#8221; mesajı  veriyor. Yıllar sonra ilk kez başrolde görünen <strong>İlyas Salman</strong>&#8216;ın  canlandırdığı &#8216;çocuk gelinin yaşlı kocası&#8217; karakteri, bütün o gelenek  literatürüne, yanlış öğrenilmiş cinsiyet kalıplarına ve erkekliğin  tehlikelerine rağmen, &#8220;çocuk evliliklerine hayır&#8221; diyen herkese  &#8220;işbirliğine hazırım&#8221; mesajı veriyor. Bunu nereden mi çıkardım?  Karakterin gelinlik içindeki çocuk-eşine &#8220;Seni kendime uygun görmüyorum,  ben ihtiyarım&#8221; demesi yetmez mi?</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Panelde konuşan tiyatro ve sinema insanı <strong>Mustafa Avkıran</strong>,  ötekileştirmenin toplumda bir rahatlama yarattığını söylüyor. Aile,  evlilik gibi konularda da bu kendini rahatlatma arzusu sorunun aslını  görmeyi engelliyor. Aslı gözden kaçırılmış bir meseleye suretiyle çare  aramak da -haliyle- sonuca ulaştırmıyor. Çocuk evlilikleri hakkında &#8216;Bu  benim başıma gelmez, bizim buralarda böyle şey olmaz&#8217; demek de öteki&#8217;ni  yaratıp kendini rahatlatmanın bir yolu.</p>
<h2><strong>Cinsiyet eşitliği bir slogan değildir</strong></h2>
<p>&#8220;Olay Yeri: Aile&#8221; paneli AB Türkiye Delegasyonu&#8217;nun katkısıyla  düzenlendi. AB ülkeleri de çocuk yaşta ve zorla evliliklerden yaka  silkiyor. Ama bu yaygın problemi çözmek için politika geliştirmeyi de  ihmal etmiyor.</p>
<p>Delegasyon&#8217;un Siyasi İşler Müsteşarı <strong>Stefano Fantaroni</strong> panelde yaptığı konuşmada cinsiyet eşitliğinin Avrupa Birliği için  temel bir değer olduğunu hatırlatıyor ve &#8220;Cinsiyet eşitliği bir slogan  değildir; sosyal ve ekonomik bir sorumluluktur&#8221; diyor. Kadınlara karşı  şiddetin Avrupa gündeminde de üst sıralarda olduğunu söyleyen Fantaroni,  cinsiyet eşitliğini teşvik etmenin ortak gündemin temel bir parçası  olduğunu belirtiyor.</p>
<h2><strong>Türkiye sabıkalı ülke </strong></h2>
<p>Uzun süredir çocuk yaşta evlilikler üzerine çalışmalar yapan Bilkent Üniversitesi öğretim üyesi <strong>Dilek Cindoğlu,</strong> erken evliliklerin şiddetle ilişkisine dikkat çekiyor: &#8220;Bütün bu şiddet  kadınlara sokakta olmuyor. Şiddet yapanlar tanımadıkları kişiler de  değil. En yakındakiler bunu yapıyor.&#8221;</p>
<p>Cindoğlu&#8217;na göre &#8216;aile&#8217;, kadın gücünün en az olduğu, şiddetin  zaptedilemediği bir alan. Küçük yaşta evlenmek ise bu güçsüzlüğü daha da  kemikleştiriyor. Evlilikte ve ailede bağlılık değil bağımlılık  ilişkisine dikkat çeken Cindoğlu, kadınların ancak yaş ilerledikçe  statülerinin arttığını, eğitim düzeyleri de yükseldikçe kendi bedenleri  üzerinde söz söyleme ihtimalinin yükseldiğini söylüyor.</p>
<p>Şiddetin, ayrımcılığın, ihmal ve istismarın sıklıkla yaşandığı, fakat  &#8216;kol kırılır yen içinde kalır&#8217; diyerek üstünün örtüldüğü kültürlerde,  ailenin kutsallığını baş ucuna koymak, kadınları yok saymakla eşdeğer.  Zira, o kutsal hücre her yıl binlerce kadını yok ediyor. (SD/ÇT)</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenihayatnews.com/news/?feed=rss2&amp;p=10398</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Olimpiyat meşalesini Beckham taşıyacak</title>
		<link>http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10394</link>
		<comments>http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10394#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 03:52:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[SPOR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10394</guid>
		<description><![CDATA[






Olimpiyat meşalesini David Beckham ve Prenses Anne İngiltere&#8217;ye getirecek.


Olimpiyat meşalesini Atina&#8217;dan İngiltere&#8217;ye ünlü İngiliz futbolcu David Beckham ve Prenses Anne getirecek.
İngiliz milli takımına girmesi beklenen futbolcu  Perşembe akşamı bir haftadır Yunanistan&#8217;da olan Olimpiyat meşalesini  törenle teslim alacak.



Beş genç sporcunun da aralarında  bulunduğu Olimpiyat meşalesi delegasyonu daha sonra İngiltere&#8217;ye British  Airways&#8217;in &#8221;Firefly&#8221; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="g-container">
<h1><a href="http://www.yenihayatnews.com/news/wp-content/uploads/2012/05/bbcbeckahma.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-10395" title="bbcbeckahma" src="http://www.yenihayatnews.com/news/wp-content/uploads/2012/05/bbcbeckahma.jpg" alt="" width="304" height="171" /></a></h1>
</div>
<div class="g-container story-body">
<div class="bodytext">
<div class="module ">
<div class="image img-w304">
<p class="caption">Olimpiyat meşalesini David Beckham ve Prenses Anne İngiltere&#8217;ye getirecek.</p>
</div>
</div>
<p class="ingress">Olimpiyat meşalesini Atina&#8217;dan İngiltere&#8217;ye ünlü İngiliz futbolcu David Beckham ve Prenses Anne getirecek.</p>
<p>İngiliz milli takımına girmesi beklenen futbolcu  Perşembe akşamı bir haftadır Yunanistan&#8217;da olan Olimpiyat meşalesini  törenle teslim alacak.</p>
<div class="module inline-contextual-links">
<div class="list li-relatedtopics"></div>
</div>
<p>Beş genç sporcunun da aralarında  bulunduğu Olimpiyat meşalesi delegasyonu daha sonra İngiltere&#8217;ye British  Airways&#8217;in &#8221;Firefly&#8221; yani Ateşböceği adlı uçağı ile dönecek.</p>
<p>Delegasyon Cornish havaalanına inecek.</p>
<p>Meşaleyi taşıyaak uçağa Ateşböceği ismi İngiliz öğrenciler tarafından verildi.</p>
<p>Uçak mühendislerin 9 günlük çalışmaları sonucunda sarı, beyaz ve altın rengine boyandı.</p>
<p>Meşalenin İngiltere&#8217;deki 70 günlük ve 8 bin millik yolculuğu ise Cumartesi sabahı başlayacak.</p>
<p>Meşale tüm ülkeden 8 bin sporcu tarafından taşınacak.</p>
<p>Oyunların açılış günü olan 27 Temmuz&#8217;da meşale Stratford&#8217;daki Olimpiyat Stadı&#8217;na ulaşacak.</p></div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenihayatnews.com/news/?feed=rss2&amp;p=10394</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yunanlıların &#8216;hayatıyla poker oynuyorlar&#8217;</title>
		<link>http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10390</link>
		<comments>http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10390#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 03:47:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[DIŞ HABERLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10390</guid>
		<description><![CDATA[




Yunanistan&#8217;da kemer sıkma politikalarına karşı  çıkan sol blok Syriza&#8217;nın lideri Alexis Tsipras, Avrupa Birliği ve  Almanya Başbakanı Angela Merkel&#8217;i &#8221;Avrupalıların hayatıyla poker  oynamakla&#8221; suçladı.
6  Mayıs seçimlerinden sonra koalisyon kurulamadığı için 17 Haziran&#8217;da  yeniden sandığa gidecek olan Yunanistan&#8217;da Syriza bloğunun bu sefer en  büyük parti olması bekleniyor.
Syriza, 6 Mayıs&#8217;ta sandıklardan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="g-container">
<h1><a href="http://www.yenihayatnews.com/news/wp-content/uploads/2012/05/bbcal.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-10391" title="bbcal" src="http://www.yenihayatnews.com/news/wp-content/uploads/2012/05/bbcal.jpg" alt="" width="304" height="171" /></a></h1>
</div>
<div class="g-container story-body">
<div class="bodytext">
<p>Yunanistan&#8217;da kemer sıkma politikalarına karşı  çıkan sol blok Syriza&#8217;nın lideri Alexis Tsipras, Avrupa Birliği ve  Almanya Başbakanı Angela Merkel&#8217;i &#8221;Avrupalıların hayatıyla poker  oynamakla&#8221; suçladı.</p>
<p>6  Mayıs seçimlerinden sonra koalisyon kurulamadığı için 17 Haziran&#8217;da  yeniden sandığa gidecek olan Yunanistan&#8217;da Syriza bloğunun bu sefer en  büyük parti olması bekleniyor.</p>
<p>Syriza, 6 Mayıs&#8217;ta sandıklardan ikinci büyük  parti olarak çıkmıştı. Yunan seçim yasası birinci gelen partiye  parlamentoda diğer partilere kıyasla çok daha fazla sandalye ayırıyor.</p>
<p>Yunanistan&#8217;ın AB ve IMF ile vardığı kredi  anlaşmasını yeniden pazarlığa açmak isteyen Alexis Tsipras, &#8221;Kemer  sıkma hastalığı Yunanistan&#8217;ı yere yıkarsa, Avrupa&#8217;nın geri kalanına da  yayılacaktır.&#8221; dedi.</p>
<p>37 yaşındaki genç lider, Yunan halkının kamu  harcamalarında daha fazla kesintiye gücünün kalmadığını söylüyor. Ancak  AB-IMF kredileri, Yunan hükümetinin sıkı kemer sıkma önlemlerini hayata  geçirmesine bağlanmış durumda.</p>
<p>Tsipras, BBC&#8217;ye verdiği mülakatta, bankaların on  binlerce Avrupalının içine düştüğü sefaletten istifade ettiğini;  Yunanistan&#8217;ın yanısıra İspanya ve İtalya&#8217;da halkın yoksulluğa  sürüklendiğini söyledi.</p>
<p>Seçimlerde merkez sol Pasok&#8217;un önüne geçen  Syriza ittifakının lideri, &#8221;Bu yüzden Avrupa&#8217;nın liderlerine ve  özellikle de Angela Merkel&#8217;e sesleniyorum, insanların hayatıyla poker  oynamamalılar.&#8221; dedi.</p>
<p>Almanya, şayet Yunanistan kendisinden talep edilen kesintileri yerine getirmezse, kredi musluğunu durduracaklarını söylüyor.</p>
<p>Giderek artan sayıda analist, bu durumda Yunanistan&#8217;ın euro&#8217;yu terketmekten başka çaresi kalmayacağını düşünüyor.</p>
<p>Eski para birimi drahmiye geri dönen bir  Yunanistan&#8217;ın derhal devalüasyona giderek ekonomisini kurtarmaya  çalışacağı düşünülüyor.</p>
<p>Financial Times gazetesinin görüşlerini  aktardığı Atina merkezli bankacılara göre, pazartesi ve salı günleri  Yunanlılar 1,2 milyar euro parayı hesaplarından çekti. Bu rakam toplam  mevduatın yüzde 0.75&#8242;ine denk geliyor.</p>
<p>Gözlemciler, euro&#8217;yu terkedip drahmiye geçme  endişesinin arttığını, fakat bankalar önünde kuyrukların oluştuğu bir  panik havasının sözkonusu olmadığını vurguluyor.</p></div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenihayatnews.com/news/?feed=rss2&amp;p=10390</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>MUHALEFET ÇİN FİRMASININ KANADA’DAKİ KONTRATLARINI SORGULUYOR</title>
		<link>http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10386</link>
		<comments>http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10386#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 03:43:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[KANADA'NIN POLİTİK YAŞANTISI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10386</guid>
		<description><![CDATA[



Yeni Hayat- CBC’nin Çin firmasının iletişim alaınındaki kontratlarıyla ilgili haberinden sonra muhalefet partileri hükümetin bu konuda ne gibi adımlar attığını öğrenmek istediler.
Başbakan Stephen Harper ve Kamu Güvenlik Bakanı Vie Toews parlamentoda Kanadalı yetkililerin dile getirdiği güvenlik endişelerine cevap verildiğini ve Kanadalıların güvenli ve emniyetli bir sisteme sahip olduklarını öne sürdüler. Ancak muhalefet partileri hükümetin açıklamasından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--[if gte mso 9]><xml> <w:WordDocument> <w:View>Normal</w:View> <w:Zoom>0</w:Zoom> <w:Compatibility> <w:BreakWrappedTables /> <w:SnapToGridInCell /> <w:ApplyBreakingRules /> <w:WrapTextWithPunct /> <w:UseAsianBreakRules /> <w:UseFELayout /> </w:Compatibility> <w:BrowserLevel>MicrosoftInternetExplorer4</w:BrowserLevel> </w:WordDocument> </xml><![endif]--><!--[if !mso]><span class="mceItemObject"   classid="clsid:38481807-CA0E-42D2-BF39-B33AF135CC4D" id=ieooui></span><br />
<mce:style><!  st1\:*{behavior:url(#ieooui) } --></p>
<p><!--[endif] --><!--[if gte mso 10]><br />
<mce:style><!   /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Table Normal"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman";} --></p>
<p><!--[endif] --></p>
<p><a href="http://www.yenihayatnews.com/news/wp-content/uploads/2012/05/cbc.gif"><img class="alignleft size-full wp-image-10387" title="cbc" src="http://www.yenihayatnews.com/news/wp-content/uploads/2012/05/cbc.gif" alt="" width="250" height="244" /></a></p>
<p>Yeni Hayat- CBC’nin Çin firmasının iletişim alaınındaki kontratlarıyla ilgili haberinden sonra muhalefet partileri hükümetin bu konuda ne gibi adımlar attığını öğrenmek istediler.</p>
<p>Başbakan Stephen Harper ve Kamu Güvenlik Bakanı Vie Toews parlamentoda Kanadalı yetkililerin dile getirdiği güvenlik endişelerine cevap verildiğini ve Kanadalıların güvenli ve emniyetli bir sisteme sahip olduklarını öne sürdüler. Ancak muhalefet partileri hükümetin açıklamasından tatmin olmadıklarını açıkladılar.</p>
<p>CBC muhabiri Greg Weston Kuzey Amerika güvenlik yetkililerine dayandırdığı haberinde Çin devi Huawei’nin Telus, Bell, Sask Tel ve WIND Mobile ile ortaklıkları olduğunu ve bunun güvenlik açısından risk taşıyacağını duyurmuştu. <span> </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenihayatnews.com/news/?feed=rss2&amp;p=10386</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Öğrenci gösterileri bakanı koltuğundan etti</title>
		<link>http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10382</link>
		<comments>http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10382#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 May 2012 05:20:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[KANADA'NIN POLİTİK YAŞANTISI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10382</guid>
		<description><![CDATA[


14. haftaya giren öğrenci protestoları sonucu istifa etmek zorunda kalan egitim bakanın yerine atanan Michelle Courhesne Salı günü akşam altıdan sonra dört öğrenci federasyonu liderleriyle görüştü. Öğrenci liderleri kendi pozisyonlarını gözden geçirirken yapacakları fedakarlıkları dile getirdiler. Bakan Courchesne öğrenci liderlerinin isteklerini 16 Mayıs’taki kabine toplantısına götürmeye söz verdi. Üniversite öğrencilerini temsil eden FEUQ Başkanı Martine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--[if gte mso 9]><xml> <w:WordDocument> <w:View>Normal</w:View> <w:Zoom>0</w:Zoom> <w:Compatibility> <w:BreakWrappedTables /> <w:SnapToGridInCell /> <w:ApplyBreakingRules /> <w:WrapTextWithPunct /> <w:UseAsianBreakRules /> <w:UseFELayout /> </w:Compatibility> <w:BrowserLevel>MicrosoftInternetExplorer4</w:BrowserLevel> </w:WordDocument> </xml><![endif]--><!--[if gte mso 10]><br />
<mce:style><!   /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Table Normal"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman";} --></p>
<p><!--[endif] --></p>
<p><a href="http://www.yenihayatnews.com/news/wp-content/uploads/2012/05/cbc.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-10383" title="Charest Students 20120514 TOPIX" src="http://www.yenihayatnews.com/news/wp-content/uploads/2012/05/cbc.jpg" alt="" width="499" height="375" /></a></p>
<p><strong><span lang="TR">14. haftaya giren öğrenci protestoları sonucu istifa etmek zorunda kalan egitim bakanın yerine atanan Michelle Courhesne Salı günü akşam altıdan sonra dört öğrenci federasyonu liderleriyle görüştü. Öğrenci liderleri kendi pozisyonlarını gözden geçirirken yapacakları fedakarlıkları dile getirdiler. Bakan Courchesne öğrenci liderlerinin isteklerini 16 Mayıs’taki kabine toplantısına götürmeye söz verdi. Üniversite öğrencilerini temsil eden FEUQ Başkanı Martine Desjardins bunun bir kriz olduğunu söyledi. Quebec Egitim Bakanı Line Beauchamp öğrenci gösterilerinden dolayı bakanlık görevinden istifa ettiği gibi politikayı bıraktı. </span></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenihayatnews.com/news/?feed=rss2&amp;p=10382</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Oyun, Yedi Kadın, Yedi Hikaye</title>
		<link>http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10378</link>
		<comments>http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10378#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 May 2012 04:56:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[KÜLTÜR/SANAT]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10378</guid>
		<description><![CDATA[
Farklı ülkelerden “Yedi” kadın aktivistin hayatının ve  mücadelesinin anlatıldığı okuma tiyatrosunu, Türkiye’den yedi ünlü  oyuncu ve gazeteci seslendirecek. Oyun, ele aldığı kadınlar kadar güçlü  ve etkili.

Çiçek TAHAOĞLU
cicek@bianet.org


İstanbul - BİA Haber Merkezi
15 Mayıs 2012, Salı


&#8220;Yedi&#8221;, dünyanın yedi ayrı ülkesinde kadın hakları için mücadele eden  yedi kadın aktivistin hikayelerini ele alan bir belgesel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2 class="no_space"><a href="http://www.yenihayatnews.com/news/wp-content/uploads/2012/05/bianetabla.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-10379" title="bianetabla" src="http://www.yenihayatnews.com/news/wp-content/uploads/2012/05/bianetabla.jpg" alt="" width="490" height="254" /></a></h2>
<p>Farklı ülkelerden “Yedi” kadın aktivistin hayatının ve  mücadelesinin anlatıldığı okuma tiyatrosunu, Türkiye’den yedi ünlü  oyuncu ve gazeteci seslendirecek. Oyun, ele aldığı kadınlar kadar güçlü  ve etkili.</p>
<div class="yazar">
<div class="isim"><a href="http://bianet.org/yazar/cicek-tahaoglu">Çiçek TAHAOĞLU</a></div>
<div class="mail"><a href="mailto:cicek@bianet.org">cicek@bianet.org</a></div>
</div>
<div class="bilgi">
<div class="from">İstanbul - BİA Haber Merkezi</div>
<div class="yer">15 Mayıs 2012, Salı</div>
</div>
<div class="item">
<p>&#8220;Yedi&#8221;, dünyanın yedi ayrı ülkesinde kadın hakları için mücadele eden  yedi kadın aktivistin hikayelerini ele alan bir belgesel oyun.</p>
<p>Afganistan&#8217;dan <strong>Farida Azizi</strong>, Guatemala&#8217;dan <strong>Anabelle De Leon</strong>, Kuzey İrlanda&#8217;dan <strong>Inez Mccormack</strong>, Rusya&#8217;da <strong>Marina Pisklakova-Parker</strong>, Pakistan&#8217;dan <strong>Mukhtar Mai</strong>, Kamboçya&#8217;dan <strong>Mu Sochua</strong> ve Nijerya&#8217;dan <strong>Hafsat Abiola</strong>&#8216;nın yaşamları ve mücadeleleriyle yüzleştiriyor izleyicileri.</p>
<p>Oyun, bu kadınların kendi ülkelerindeki şiddet ve diğer kadın hakları  ihlalleriyle mücadeleleri ve toplumsal alanda yarattıkları değişim ve  farkındalığa ilişkin röportajlara dayanıyor.</p>
<p>Röportajları gerçekleştiren yazarlar, oyuna konu olan kadınların  yaşadıkları tüm olumsuzluklara, baskılara karşı bir tercih yaptıklarını  vurguluyor, &#8220;Bunu sizin istediğiniz gibi yapmayacağım, kendi yöntemimle  yapacağım&#8221; dediklerini..</p>
<p>Azizi&#8217;yle röportaj yapan <strong>Ruth Margraff</strong>, &#8220;O benim  kahramanım&#8221; diyor, &#8220;Bu süreçte çok güçlü bir duygusal bağ kurduk. Ne  kadar farklı hayatlarımız ve arkaplanlarımız olsa da, sanki aynı  yaşanmışlığa sahibiz gibi hissediyorum.&#8221;</p>
<p>Oyunun yazarlarından <strong>Margraff</strong>, Mccormack&#8217;la röportaj yapan <strong>Carol K. Mack</strong>, Pisklakova&#8217;yla konuşan <strong>Paula Cizmar</strong> ve Mukhtar Mai&#8217;yle konuşan <strong>Susan Yankowitz</strong>, bu tiyatronun diğerlerinden farklı olduğunu belirtiyorlar.</p>
<p>&#8220;Bu yedi isim çok güçlü kadınlar. Bu tiyatronun da böyle bir gücü  var. Oyun, yarattığı sosyal ve politik etkiyle bir değişim aracına  dönüşüyor.</p>
<p>&#8220;Böyle politik bir oyuna katkı sunmak bizim için çok önemli. Aktivizm  için çok fazla vaktimiz olmuyor, ama oyun aracılığıyla bunu yapıyoruz  aslında.&#8221;</p>
<p>Yazarların hepsi, röportaj yaptıkları kadınlarla çok yakın ilişkiler  kurduklarını, hala iletişim içinde olduklarını söylüyor. Yankowitz,  Mukhtar Mai&#8217;nin Pakistan&#8217;da bir okul kurduğunu anlatıyor. &#8220;Okuluna artık  erkek öğrenciler de almaya başlamış. Kadınlara saygılı erkekler  yetiştirme fikri muhteşem&#8221;.</p>
<p>Projenin yönetmeni <strong>Hedda Krausz Sjögren</strong>,  Nijerya&#8217;daki gösterime oyunun öznelerinden ve artık Nijerya&#8217;da bir figür  haline gelmiş olan Hafsat Abiola&#8217;nın da katıldığını anlatıyor. &#8220;Oyun  bittikten sonra, Afsat bir konuşma yaptı. Ülkedeki demokrasi anlayışına,  yaşanan ihlallere yönelik eleştiriler yapıyordu. Konuşması bittikten  sonra kimse salonu terketmek istemedi. Aralarında öğrenciler ve  aktivistlerin de bulunduğu seyircilerle saatlerce sohbet ettik. Hepimiz  için çok güzel bir deneyimdi.&#8221;</p>
<h2>Oyuncular ve gazetecilerin sesiyle Yedi&#8217;nin hikayesi</h2>
<p>Şimdiye kadar 11 ülkede sahnelenen &#8220;Yedi&#8221; ilk defa bir tiyatro festivalinde seyirciyle buluşacak. <strong>18. İstanbul Tiyatro Festivali</strong> kapsamında yarın saat 18.30&#8242;da <strong>Kenter Tiyatrosu&#8217;</strong>nda sahnelenecek.</p>
<p><strong>* Derya Alabora</strong>, Pakistan&#8217;da &#8216;namus&#8217; suçu işlediği  gerekçesiyle grup tecavüzüyle cezalandırılan ve tecavüz suçlularını  mahkeme önüne çıkarmayı başaran Muhtar Mai;</p>
<p><strong>* Zeliha Berksoy</strong> Kuzey İrlanda&#8217;da kadın ve insan ve  hakları için mücadele veren aktivist ve geçtiğimiz yıllarda Merly Streep  tarafından da seslendirilen Iriez Mc Cormack;</p>
<p>* <strong>Meral Çetinkaya</strong>, Guatemala&#8217;da fakirlerin özellikle  de kadın ve yerel halkın hakları için ve rüşvet düzenine karşı  yürüttüğü mücadele yüzünden ölümle tehdit edilen Annabella De Leon;</p>
<p>* <strong>Ayça Damgacı</strong>, ülkesi Nijerya&#8217;da &#8216;Demokrasi için Hafsat Abiola Kudret İnisiyatifi&#8217;ni kuran Hafsat Abiola,</p>
<p>* <strong>Esra Dermancioğlu</strong> Taliban rejimince yönetilen  Afganistan&#8217;da kadınlara yönelik baskı ve kadınların  marjinalleştirilmesine karşı mücadele veren Farida Azizi,</p>
<p>* <strong>Can Dündar</strong>, Rusya&#8217;da aile içi şiddet kurbanlarına yardım veren ilk telefonla yardım hattını kuran Marina Pisklakova-Parker,</p>
<p>* <strong>Mehveş Evin</strong> ise Kamboçya ve Tayland&#8217;da insan  ticareti ve seks köleliğine karşı yürüttüğü çalışmalar üzerine Nobel  Barış Ödülü&#8217;ne aday gösterilen Mu Sochua ile yapılan röportaj  metinlerini okuyacak.</p>
<h2>11 ülkede 160 kişi seslendirdi</h2>
<p>&#8220;Yedi&#8221; şimdiye kadar İsveç, Hollanda, ABD, Türkiye, Belçika, Nijerya,  Finlandiya, Sırbistan, Ürdün, Litvanya ve Danimarka&#8217;da . ABD&#8217;de 160  politikacı, aktör ve aktivist tarafından seslendirildi. <strong>Hillary Clinton</strong> ve <strong>Meryl Streep</strong>, İsveç&#8217;te farklı partilerden yedi erkek parlementer bu isimler arasında.</p>
<p>Dünyadaki sıradışı kadınları belirlemek ve yaşadıkları toplumlarda  barışı ve refahı güçlendirmeye yönelik liderlik potansiyellerinin  önündeki engelleri kaldırarak onlara görünürlük sağlamayı misyon edinen  Vital Voices&#8217;un projesi olan bu oyunun tanıtım metninde de söylendiği  gibi, &#8220;Yedi, bir meydan okuma. Yedi, bir çağrı.&#8221;</p>
<p>Bu yedi cesur kadınla, sorunlarıyla ve mücadeleleriyle tanışmak için mutlaka izlenmeli. (ÇT)</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenihayatnews.com/news/?feed=rss2&amp;p=10378</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Vicdani Retçinin On Yılı: Soyutlanma, Cezaevi, İşkence</title>
		<link>http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10373</link>
		<comments>http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10373#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 May 2012 04:52:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[İNSAN HAKLARI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10373</guid>
		<description><![CDATA[
Zorunlu askerlikle hayatı tamamen değişen Kocaoğlu  askerlik yapmak istemediği için maruz kaldığı türlü baskıları,  cezaevlerini ve kimliksiz-işsiz olarak yaşamaya çalıştığı hayatı  bianet&#8217;e anlattı.

Ekin KARACA
ekin@bianet.org


İstanbul - BİA Haber Merkezi
15 Mayıs 2012, Salı


Bugün 15 Mayıs Dünya Vicdani Retçiler Günü&#8230; Türkiye Avrupa İnsan  Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına karşın Avrupa&#8217;da vicdani ret  hakkını anayasasında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2 class="no_space"><a href="http://www.yenihayatnews.com/news/wp-content/uploads/2012/05/bianetret.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-10374" title="bianetret" src="http://www.yenihayatnews.com/news/wp-content/uploads/2012/05/bianetret.jpg" alt="" width="490" height="250" /></a></h2>
<p>Zorunlu askerlikle hayatı tamamen değişen Kocaoğlu  askerlik yapmak istemediği için maruz kaldığı türlü baskıları,  cezaevlerini ve kimliksiz-işsiz olarak yaşamaya çalıştığı hayatı  bianet&#8217;e anlattı.</p>
<div class="yazar">
<div class="isim"><a href="http://bianet.org/yazar/ekin-karaca">Ekin KARACA</a></div>
<div class="mail"><a href="mailto:ekin@bianet.org">ekin@bianet.org</a></div>
</div>
<div class="bilgi">
<div class="from">İstanbul - BİA Haber Merkezi</div>
<div class="yer">15 Mayıs 2012, Salı</div>
</div>
<div class="item">
<p>Bugün 15 Mayıs Dünya Vicdani Retçiler Günü&#8230; Türkiye Avrupa İnsan  Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına karşın Avrupa&#8217;da vicdani ret  hakkını anayasasında bulundurmayan tek ülke.</p>
<p>Vicdani retçiler cezaevlerine konulmanın yanı sıra, kimliksiz, işsiz,  eşsiz yaşamaya veya &#8220;sosyal kişilik bozukluğu&#8221; raporu ile yaşamaya  mahkum edilmeye devam ediliyor.</p>
<p><strong>Necip Fazıl Kocaoğlu</strong> da hayatının son on yılını zorunlu askerlik uygulaması nedeniyle tam anlamıyla bir &#8220;kuşatma&#8221; altında geçiriyor.</p>
<p>Son on yılda, kalan yedi aylık askerliğini vicdani nedenlerden ötürü  tamamlamayan ve bu nedenle toplam beş kere cezaevine giren, türlü baskı  ve işkencelerle karşılaşan Kocaoğlu, cezaevi dışında kaldığı zamanları  da yakalanmamak veya kendi tabiriyle acı çekmemek için hayattan  soyutlanarak, üç-dört ayda bir evin dışına çıkarak geçirmiş.</p>
<p>Kocaoğlu ile zorunlu askerlik yaptığı dönemi, kendisini vicdani retçi  olmaya götüren koşulları ve Türkiye&#8217;de vicdani retçi olmanın  bedellerini konuştuk.</p>
<h2><strong>&#8220;Erkeksen bağıracaksın&#8221;</strong></h2>
<p>Kocaoğlu 2002&#8242;de İzmir&#8217;de zorunlu askerliğe başlamış. Burada kışlaya  adımını atar atmaz, askeriyenin klişe cümlelerinden biri nedeniyle  sıkıntı yaşamaya başlamış: <strong>&#8220;Sivilde bağırarak konuşana deli derler, burada bağırmadan konuşana.&#8221;</strong></p>
<p>Kocaoğlu yapısı gereği bağırarak konuşmuyor. Hatta bir hayli kısık  sesle konuşuyor. Yani askeriyede &#8220;erkeklik&#8221; ispatı olarak sunulan avazın  çıktığı kadar bağırarak &#8220;Emret komutanım&#8221; diyebilecek insanlardan  değil.</p>
<p>Ancak ordu mantığının tek tipleştirme argümanı karşısında &#8220;Ben  bağırmıyorum, sesim bu kadar çıkıyor ve böyle konuşuyorum&#8221; demesi bir  şey ifade etmemiş.</p>
<p>Kocaoğlu, gerek İzmir&#8217;de acemi birliğinde gerekse usta birliği olan  Erzurum Oltu&#8217;da &#8220;erkek olacak kadar&#8221; bağırmadığı için sürekli olarak  dayak yemiş, dirsekleri ve dizleri parçalanana kadar süründürme  cezasıyla karşılaşmış.</p>
<p>Bu cezalandırma ve dayak süreci askerliği sorgulamaya başlamasına  neden olurken, esas sorgulamayı görev yaptığı tank birliği sayesinde  yaşamış:</p>
<p>&#8220;Sürekli olarak tanklara bakıyordum. O aletler geçerken kışlada  aldığımız eğitimleri düşündüm. Aslında savaşa hazırlanıyorduk ve bir  savaş çıkması durumunda biz o tankları kadınların, erkeklerin ve  çocukların üstünden geçirecektik. Bunları düşündükçe askerlikten  soğumaya başladım.&#8221;</p>
<p>&#8220;Komutana gittim ve askerlik yapmak istemediğimi söyledim. O da silah  çekip beni öldürebileceğini söyledi. Ben de &#8216;öldürürsen öldür&#8217; dedim.&#8221;</p>
<p>&#8220;Bir ay sonra, beş buçuk aylık askerken kaçtım ve Kayseri&#8217;ye ailemin  yanına gittim. Bu sırada ailem komutanla konuşmuş ve komutan şartların  değişeceği sözünü vererek, askerliği bitirmemi tavsiye etmiş.&#8221;</p>
<p>&#8220;Bunun üstüne beş gün sonra ailemin de ısrarı ile kışlaya geri  döndüm. Cuma günüydü. Komutan bana &#8216;vatan haini&#8217; dedi ve pazartesi günü  benimle hesaplaşacağını söyledi. Bunun üstüne gittiğim günün akşamı yine  kaçtım ve eve döndüm.&#8221;</p>
<p>&#8220;Bir buçuk ay sonra komutan yine ailemi arayarak durumun kötü  olacağını söyleyince babam beni ikna etti ve ben yine kışlaya döndüm.&#8221;</p>
<h2><strong>Bir garip kaçış</strong></h2>
<p>Kocaoğlu&#8217;nun kışlaya bu dönüşü oda hapisleri, disiplin koğuşları ve cezaeviyle de tanışmasının başlangıcı olmuş.</p>
<p>24 saat su, yemek vermeden, tuvalete gitmeden &#8220;acil manga odası&#8221;nda  elleri ve ayakları bağlı şekilde tutulan Kocaoğlu, 2002&#8242;yi 2003&#8242;e  bağlayan yılbaşında hücreye atılmış. Üç gün boyunca burada tutulduktan  sonra çıkarıldığı mahkeme &#8220;20 günü yatılacak&#8221; diyerek 63 gün oda hapsi  vermiş.</p>
<p>Ancak yer olmadığı için &#8220;cezanı yer boşalınca çekersin&#8221; denilerek  askeri birliğine gönderilen Kocaoğlu&#8217;nun başına kaçmasın diye bu sefer  25 er zimmetlenmiş.</p>
<p>İki ayı hiçbir şey yapmadan bu askerle geçiren Kocaoğlu, bu kaçış hikayesini şöyle özetliyor.</p>
<p>&#8220;Benim tüm parama el koymuşlardı. Günde sadece 1-2 lira veriyorlardı.  Ben de çarşıya çıkan askerlerden birine 1 liralık sayısal loto oynaması  için para vermiştim. O lotoda dört tutturunca 20 liram oldu.&#8221;</p>
<p>&#8220;Komutana çok daraldığımı ve çarşıya çıkmak istediğimi söyledim.  Artık silahsız olarak biriyle birlikte nöbet de tutmaya da başlamıştım.&#8221;</p>
<p>&#8220;Komutan da yanıma birini vererek beni çarşıya gönderdi. Ben de  yanımdaki benden sorumlu askerden ilk fırsatta kurtulup loto bayiine  gittim ve kuponu verip 20 liramı aldım. 5 lira minibüse, 12 lira trene  verip Kayseri&#8217;ye geri döndüm.&#8221;</p>
<h2><strong>&#8220;Komandonun işkencesi farklı oluyormuş&#8221;</strong></h2>
<p>Kocaoğlu bu kaçışında hayattan yalıtılmışlıkla tanışmış. Altı ay  boyunca hiç evden çıkmadığını, parası olmadığı için dışarıdaki hayatın  içini yaktığını ve bu nedenle tüm perdeleri de kapatarak sadece eski bir  radyodan müzik dinlediğini anlatan Kocaoğlu, altıncı ayın sonunda eve  gelen polisler tarafından yakalanmış ve inzibata teslim edilmiş.</p>
<p>Kayseri&#8217;de jandarma karakolunda dört gün kalan Kocaoğlu, jandarma  aracıyla yirmi gün boyunca elleri kelepçeli olarak çeşitli illerde  dolaştırıldıktan sonra sekiz gün &#8220;konaklayacağı&#8221; Erzurum Jandarma  Karakolu&#8217;na götürülmüş.</p>
<p>Buradan Oltu&#8217;ya götürülen ve bir gün hücrede kalan Kocaoğlu, bu sefer  de 20 gün yatarı olan 63 günlük oda hapsi cezasını çekmek üzere Kars  Sarıkamış&#8217;a götürülmüş.</p>
<p>Bu sırada altı aylık firar nedeniyle mahkemeye çıkarılan Kocaoğlu, dört ay cezaya çarptırılmış.</p>
<p>&#8220;Dört ay cezayı yatmaya başladıktan 24 gün sonra mahkemeye çıktım.  Mahkeme de askeri cezaevinde yer sorunu olduğunu da belirterek ara  tahliye verdi ve beni geri askerlik şubesine götürdüler.&#8221;</p>
<p>&#8220;Burada Kayseri Askerlik Şubesi&#8217;yle yapılan yazışmalar sonucunda  &#8216;mevcutsuz&#8217; yani yanımda asker olmadan Erzurum Oltu&#8217;daki birliğime  teslim olmama karar verdiler.&#8221;</p>
<p>&#8220;Ancak ben yine Kayseri&#8217;ye evime gittim. Bu firar da bir buçuk yıl  sürdü. Bir buçuk yılın sekiz ayını sadece bir döşeğin olduğu bağ evinde  geçirdim. Kış bastırınca soğuğa dayanamadım ve eve döndüm. İki ay sonra  yine yakalandım ve bu sefer Kayseri Komando Tugayı Askeri Cezaevi&#8217;ne  koydular.&#8221;</p>
<p>&#8220;Burada ağır işkence gördüm. Sadece gece 22.00-00.00 arası uyumamıza  izin veriyorlardı. Sonra sabaha kadar soğukta dışarıda karda yağmurda  süründürüyorlardı. Üstümüzü değiştirmemize bile izin vermiyorlardı ve  her gün sıra dayağından geçiriyorlardı.&#8221;</p>
<h2><strong>Askeri cezaevinde isyan</strong></h2>
<p>Bu cezaevinde firar nedeniyle kendisi dışında bir mahkumun daha  olduğunu söyleyen Kocaoğlu, o kişinin dördüncü günde ölüm orucuna  başladığını anlatıyor.</p>
<p>Komandoların dört gün boyunca ölüm orucunu seyrettiğini ama işin  ciddiyetini anlayınca, kendisinin ölüm orucunda olmamasına rağmen  ikisini önce jandarma karakoluna, oradan da Sivas&#8217;ta Temeltepe Askeri  Cezaevi&#8217;ne götürdüklerini, yolda kendisinin de arkadaşına destek  amacıyla ölüm orucuna girdiğini anlatan Kocaoğlu, bu cezaevinde  yaşananları şöyle aktarıyor:</p>
<p>* Sarıkamış&#8217;taki cezamın devamı olarak burada 38 gün kaldım.  Cezaevine girdiğimizde müdür bize olumsuz yaklaşmadı. Biz de orucu sona  erdirmeye karar verdik. Zaten artık arkadaşımın durumu kötüye gidiyordu.</p>
<p>* Bu cezaevinde mahkumların sözü geçiyordu. Eğitim, spor falan  yapılmıyor, tek tip kıyafet giyilmiyordu. Hatta iki tane cep telefonu  bile vardı.</p>
<p>* İçerdeki 37. günümde birileri tahliye oldu ve ertesi gün koğuşlara  baskın düzenleyen gardiyanlar ve cezaevi yönetimi elleriyle koymuşlar  gibi lavabo boruları içine torbalarda saklanan cep telefonlarını  buldular.</p>
<p>* Cezaevinde toplam iki koğuş vardı ve dokuz cinayetten yargılanan  bir kişi &#8220;ağa&#8221;ydı. Cezaevi müdürü bundan böyle eğitime başlanacağını,  tek tip kıyafet giyileceğini duyurunca &#8220;ağa&#8221; camı kırdı ve bir cam  parçasını bir mahkumun boğazına dayayarak müdürü tehdit etti.</p>
<p>* Bunun üstüne gardiyanlar geri çekilince &#8220;ağa&#8221;nın talimatıyla tüm  yataklar toplandı ve ateşe verildi. Kapının önüne ranzalar çekildi.  Ancak biz içerde kaldık. Kalorifer borularını patlatıp ıslattığımız  yanmayan bezleri yüzümüze sardık ve yere yatıp dumandan olabildiğince az  etkilenmeye çalıştık.</p>
<p>* Bir süre sonra bizi çıkarttılar ve ertesi gün savcılığa götürüldük.  Çoğu mahkum sivil cezaevlerine nakledilirken firar suçundan yatan ben  ve üç kişi yine birliklerimize teslim edildik.</p>
<h2><strong>Sonunda vicdani ret</strong></h2>
<p>Askeri birlikte bu sefer dokuz gün kalan ve sonunda yine kaçan Kocaoğlu&#8217;nun bu firarı da iki yıl sürmüş.</p>
<p>Bu aşamada bir bilgisayar temin eden Kocaoğlu, o dönemde tutuklanan vicdani retçi Halil Savda hakkındaki haberler sayesinde <a href="http://www.savaskarsitlari.org/" target="_blank">savaskarsitlari.org</a>&#8216;la tanışmış ve vicdani reddi araştırmaya başlamış.</p>
<p>Bu aşamada öğrendiği vicdani ret hakkı, iki yıl sonra yakalandığında işine yaramış:</p>
<p>&#8220;Sivas askeri cezaevine götürdüler. Burada vicdani retçi olduğumu  beyan edip bir dilekçe yazdım ve Sarıkamış&#8217;ta davalarıma bakan mahkemeye  gönderdim.&#8221;</p>
<p>&#8220;Mahkeme mevcut dosyalardan ikisi hakkında dava açmaya gerek görmedi ve beni 2007 Mayıs&#8217;ta serbest bıraktılar.&#8221;</p>
<p>&#8220;Serbest bırakılmak demek askeri birliğe geri gitmek demek. Sivas  Garnizon Komutanlığı&#8217;na götürdüler. Burada bir albay beni Erzurum&#8217;a  &#8216;mevcutsuz&#8217; göndermek istemedi. Ancak Kayseri&#8217;den yine &#8216;mevcutsuz&#8217;  kararı çıkmıştı ve bana bir gün yol izni verip askeri birliğime gideyim  diye saldılar.&#8221;</p>
<h2><strong>&#8220;Kimlik, iş, para yok&#8221;</strong></h2>
<p>Kocaoğlu, 2007 Mayıs&#8217;tan bu yana hala &#8220;firari&#8221;. Beş yıldır kendine  kimlik çıkartamadığını, dolayısıyla kimlik gerektiren hiçbir şey  yapamadığını, hastaneye bile gidemediğini söyleyen Kocaoğlu&#8217;nun en büyük  sorunu ise işsizlik.</p>
<p>Beş yıldır sadece üç, dört ayda bir dışarı çıktığını söyleyen  Kocaoğlu, en temel haklardan olan vicdani ret hakkının bir an evvel  tanınması ve son on yıldır yaşadıklarının sona ermesini umuyor. (EKN)</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenihayatnews.com/news/?feed=rss2&amp;p=10373</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Gözaltı Dalgasının Bize de Dokunması Kaçınılmazdı</title>
		<link>http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10369</link>
		<comments>http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10369#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 May 2012 04:45:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10369</guid>
		<description><![CDATA[
DEF BASIN AÇIKLAMASI
Devrimci Anarşist Faliyet Taksim&#8217;de düzenlediği basın  açıklamasında 1 Mayıs&#8217;ta Şişli&#8217;de çıkan olaylarla ilgili gözaltına  alınan anarşistlerin serbest bırakılmasını istedi.

Rojda Duygu YEŞİLGÖZ
duyguygoz@gmail.com


İstanbul - BİA Haber Merkezi
15 Mayıs 2012, Salı



Devrimci Anarşist Faliyet (DEF), 1 Mayıs&#8217;ta Şişli&#8217;de yaşanan olayları  çıkardıkları idiasıyla gözaltına alınmasını protesto ederek, serbest  bırakılmaları için bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
Taksim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="manset">
<h1>DEF BASIN AÇIKLAMASI</h1>
<p><a href="http://www.yenihayatnews.com/news/wp-content/uploads/2012/05/bainet.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-10370" title="bainet" src="http://www.yenihayatnews.com/news/wp-content/uploads/2012/05/bainet.jpg" alt="" width="500" height="259" /></a>Devrimci Anarşist Faliyet Taksim&#8217;de düzenlediği basın  açıklamasında 1 Mayıs&#8217;ta Şişli&#8217;de çıkan olaylarla ilgili gözaltına  alınan anarşistlerin serbest bırakılmasını istedi.</p>
<div class="yazar">
<div class="isim"><a href="http://bianet.org/yazar/rojda-duygu-yesilgoz">Rojda Duygu YEŞİLGÖZ</a></div>
<div class="mail"><a href="mailto:duyguygoz@gmail.com">duyguygoz@gmail.com</a></div>
</div>
<div class="bilgi">
<div class="from">İstanbul - BİA Haber Merkezi</div>
<div class="yer">15 Mayıs 2012, Salı</div>
</div>
</div>
<div class="item">
<p>Devrimci Anarşist Faliyet (DEF), 1 Mayıs&#8217;ta Şişli&#8217;de yaşanan olayları  çıkardıkları idiasıyla gözaltına alınmasını protesto ederek, serbest  bırakılmaları için bir basın açıklaması gerçekleştirdi.</p>
<p align="left">Taksim Tramvay Durağında &#8220;Anarşizm tutsak alınamaz&#8221;  pankartının açıldığı eylemde grup sık sık &#8220;Gözaltılar, baskılar bizi  yıldıramaz&#8221;, &#8220;Özgürlük, tutsak alınamaz&#8221;, &#8220;Yaşasın devrimci dayanışma&#8221;  sloganları atıldı.</p>
<h2><strong>&#8220;İktidarsız, otoritesiz dünya için&#8221;<br />
</strong></h2>
<p align="left">DEF adına basın açıklamasını okuyan <strong>Oğul Akdoğan</strong>,  &#8220;Yaşadığımız coğrafyada devrimcilere, işçilere, ezilen halklara,  öğrencilere uygulanan baskı ve zulüm politikaları tüm hızıyla devam  ederken, operasyonlar her gün artarak sürmekteyken bu gözaltı dalgasının  bize de değmesi kaçınılmazdı&#8221; dedi.</p>
<p align="left">Anarşizmin toplumsallaşmaya başladığı bu günlerde  yapılan operasyonların ve baskıların anarşizmi ve anarşistleri sindirmek  olduğunu vurgulayan Akdoğan, 1 Mayıs&#8217;ta olduğu gibi ezilenlerin yanında  olacaklarını, iktidarın ve tahakkümün olduğu her yerde, iktidarsız ve  otoritesiz bir dünyaya haykırmaya devam edeceklerini söyledi.</p>
<h2><strong>&#8220;İnsanlık dışı uygulamalar devam ediyor&#8221;</strong></h2>
<p align="left">Gözaltında bulunan anarşistlerin avukatı <strong>Davur Erkan</strong> ise, &#8220;Gözaltı koşulları insanlık dışı uygulamalarla devam ediyor. Nezarethaneler insanlık onuruna yakışmıyor&#8221; dedi.</p>
<p align="left">Gözaltına alınanlar arasında vegan ve vejetaryan  kişilerin olduğuna dikkat çeken Erkan, bu kişilerin değişik yiyecek  ihtiyaçları yerine getirilmeyerek aç bırakıldıklarını vurguladı.</p>
<h2><strong>&#8220;Hasta olanlara ilaç verilmiyor&#8221;<br />
</strong></h2>
<p align="left">&#8220;Hasta olanlara ilaç verilmiyor. Hatta içlerinde daha  sonra serbest bırakılan ama 24 saat boyunca o koşullardan nasibini almış  bir hamile kadın da vardı&#8221; diyen Erkan, terörle mücadele adıyla  gerçekleştirilen bu operasyonların gözaltı terörü olduğunu, fikirleri  doğrultusunda siyaset yürüten insanların gözaltılarla terbiye edilme ve  susturulmaya çalışıldığını ifade etti. (RDY/HK)</p>
<p align="left"><strong>Destekleyenler</strong></p>
<p align="left">Milyonlar Adalet İstiyor İnisiyatifi,<strong> Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP)</strong>, Emekçi Hareket Partisi (EHP), <strong>İnsan Hakları Derneği (İHD)</strong>, Sosyalist Gençlik Derneği (SGD), <strong>Yurtsever Gençlik</strong>, Öğrenci Kolektifi, <strong>Tüm İlerici Gençlik Derneği (TÜM İGD)</strong></p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenihayatnews.com/news/?feed=rss2&amp;p=10369</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Merkel ve Hollande, Berlin&#8217;de euro krizini görüştü</title>
		<link>http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10365</link>
		<comments>http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10365#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 May 2012 04:40:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[DIŞ HABERLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenihayatnews.com/news/?p=10365</guid>
		<description><![CDATA[




Fransa&#8217;nın dün yemin töreni ile resmen iş başına  geçen yeni cumhurbaşkanı François Hollande, AB&#8217;deki ekonomik krizi  çözmek için Almanya ile birlikte çalışmayı vaadetti.

Hollande, yemin töreninin ertesinde doğru Berlin&#8217;e giderek Başbakan Angela Merkel&#8217;le bir araya geldi.
Her iki lider de Yunanistan&#8217;ı euro bölgesi içinde tutmak istediklerini söylediler.
Ekonomik büyümeyi teşvik için &#8221;herkesin masaya  herşeyini koyması [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="g-container">
<h1><a href="http://www.yenihayatnews.com/news/wp-content/uploads/2012/05/bbcalmanya.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-10366" title="bbcalmanya" src="http://www.yenihayatnews.com/news/wp-content/uploads/2012/05/bbcalmanya.jpg" alt="" width="304" height="171" /></a></h1>
</div>
<div class="g-container story-body">
<div class="bodytext">
<p>Fransa&#8217;nın dün yemin töreni ile resmen iş başına  geçen yeni cumhurbaşkanı François Hollande, AB&#8217;deki ekonomik krizi  çözmek için Almanya ile birlikte çalışmayı vaadetti.</p>
<div class="module inline-contextual-links"></div>
<p>Hollande, yemin töreninin ertesinde doğru Berlin&#8217;e giderek Başbakan Angela Merkel&#8217;le bir araya geldi.</p>
<p>Her iki lider de Yunanistan&#8217;ı euro bölgesi içinde tutmak istediklerini söylediler.</p>
<p>Ekonomik büyümeyi teşvik için &#8221;herkesin masaya  herşeyini koyması gerektiğini&#8221; kaydeden Cumhurbaşkanı Hollande, ortak  para birimine üye 17 hükümetin borçlarını bir havuzda toplayan ve bu  ülkelerin hepsinin arkasında durduğu euro bonoları çıkarılması fikrini  bir olasılık olarak ortaya sürdü.</p>
<p>Fakat Merkel hükümeti, euro bonosu fikrine bugüne değin hep karşı çıkmış bulunuyor.</p>
<p>Hollande, Fransa&#8217;daki seçim kampanyası  sırasında, selefi Nicolas Sarkozy&#8217;nin Angela Merkel ile imzaladığı mali  disiplin anlaşmasını yeniden pazarlığa açmak istediğini sıklıkla dile  getirmişti.</p>
<p>Sosyalist lider, kamu harcamalarında kesintiye  ve kemer sıkmaya odaklanan anlaşmayı, ekonomik büyüme ve istihdam  yaratma yönünde değiştirmek istiyor.</p>
<p>Fakat Alman lider, anlaşmanın yeniden pazarlığa açılamayacağını dünkü buluşma öncesinde defalarca vurgulamıştı.</p>
<p>Berlin&#8217;de düzenledikleri ortak basın  toplantısında François Hollande, mali disiplin anlaşmasına &#8221;büyüme  boyutunu&#8221; kazandırmayı hedeflediğini söyledi.</p>
<p>Angela Merkel ise, Almanya ve Fransa olarak  &#8221;Yunanistan için büyüme odaklı ek önlemler konunusu değerlendirmeye  istekli olduklarını&#8221; açıkladı.</p>
<p>Yunanistan, AB ve IMF&#8217;nin verdiği 130 milyar  euro&#8217;luk kredi karşılığında talep edilen kemer sıkma önlemlerini hayata  geçirmekte zorlanıyor. 6 Mayıs&#8217;taki Yunan seçimlerinde kurtarma paketine  onay veren partiler büyük oy kaybına uğradı.</p>
<p>Angela Merkel, &#8221;Yunanistan&#8217;ın euro içinde  kalmasını istiyoruz ve Yunanistan nüfusunun çoğunluğunun da bizimle aynı  görüşte olduğunu biliyoruz.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Kayanak: BBC</p></div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenihayatnews.com/news/?feed=rss2&amp;p=10365</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>

