
Haydar Kılıç / Alberta balcikhisar1952@hotmail.com Bilinen bir terimdir gelişin muhteşem oluşu. Hayat bu Yel her zaman senden yana değil bazanda tersten eser. Gelişi kadar gidişide muhtesem kılar. Halamın kocası vardı.Ömrünün sonlarına dogru bir türkü tutturur gezerdi Mala mülke mağrurlanma Deme varmı benim gibi Bir muhalif rüzgar eser Savurur Harman ...
Ağca`nın avukatı Hakimin eşi çıktı Tesadüfe bak!!!! Mehmet Ali Ağca`nın kararını onaylayan Kartal 2. Ağır Ceza Hakimi Neslihan Aboşoğlu`nun eşi de Ağca`nın avukatı Yılmaz Aboşoğlu çıktı. Haydar Kılıç`ın haberini yayınlıyoruz Kanada'ya gelmeden önce 27.01.2006 tarihinde M.Ali Ağca'nın bilinçli olarak erken tahliye edildiği için bu kararı veren hakim ve savcılar hakkında 78'liler ...
Mevsimler birbirine devrederken bizi geride ne kaldı. Çekilen acıların tortusu sevinçler hüzünler kırgınlıklar.. Eksik yaşanmış, yarım kalmış ve birbirine geçmiş hayatlar... Gün çok çabuk dün olurken "keşke"ler düzülür gelir peşinden. "Keşke" demeden yaşayabilmek.. Ne yazık ki dunu hep "keşke"lerle anarız yüreğimiz burkularak.
Saflar oluşmuş her taş yerini almıştır tahtada. Piyonlar Şah'a Vezir'e ve diğer komutan'lara perde olmuştur. Onlar yürümeden Birtek atlar oynaya bilir. Ne yazik ki "atlarıda vururlar". Hamle sırasını beklemektedir taraflar.
Irkildiniz mi bilmiyorum. Olurmu boyle sacmalik demeyin. Cunku ben irkildim ve demeyin dedigimi dedim. Ironi yaptigimi sanmayin sakin. Evet insan derisiyle kapli bir kitap varmis.
Konuya girmeden kısa bir açıklama yapmak istiyorum.Sözü fazla uzatmamak için formülasyon şeklinde anlam yoğunluğu olan cumlelerle yazacağım. Anlaşılmayan yerler her zaman yeniden açılabilir. "Söz konusu devletse gerisi teferruattır" beylik lafıyla girmek istiyorum. Sevgili Adil'in iki yazısında ki soru ve yorumlarına.Çünkü asıl üzerinde durulması ve tartışılması gereken konular bu iki yazıda yoğunluk kazandı.Evet küreselleşme nedir ve iradimi dir ya da ne menem bir şeydir. Bu konuda düşündüklerimi açacagım.Öncelikle şunun altı iyi çizilmelidir. Tarihsel ve toplumsal adlandırmalar cetvelle ölçülüp şurada başlar şurada biter denemez.
'Yerden göğe küp dizseler. En alttakini çekseler. Seyreyle sen gümbürtüyü' diye bir deyim vardır dilimizde. Nede güzel anlatıyor hayatı değil mi?' Ülkemiz ve bölgemiz aynen bu duruma geldi. En alttaki küp çekildi. Bundan sonra seyrediyoruz gümbürtüyü. Ülkemiz ve bölgemiz (Ortadoğu) içinde it oynamış yonca tarlasına döndü. Olanları tek tek yazmaya gerek yok. Çünkü herkesin malumu.
Taniksiz tarih tarih degildir. Tarihe tanik gerek. Kayip tarihte yogunlasmis cok sey gizli. Basta tarihin ozneleri gizli. Olumler gizli oldurmeler gizli. Itiraz ve isyanla Yenilgiler Gunahlar ve sevaplar gizli. Kizginliklar kirginliklar ve ayriliklar gizli.
Ülke gündeminde sıcağı sıcağına izlediğimiz savaş aslında bir direnme savaşıdır. Ne AKP nin dinciliği nede laikliğin korunması soz konusudur. Bu savaş Turkiye Cumhuriyeti'yle sınırlıda değildir. Tüm dünyadaki eski statukoya gore şekillenmiş ve bunda direnen yönetimlerin direnme savaşıdır.Dünyada yeni bir uygarlığa geçişin önündeki engelleri kaldırma ve yerine yenilerini ikame etme sürecidir bu. Her ülke payına düşeni alacaktır. Bu genel çercevede bakıldığı zaman resim yerli yerine oturur.